Azerbaycan'ın Bağımsızlık Yıldönümü Programı Düzenlendi.

Iğdır-Azerbaycan Dil, tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma ve Destekleme Derneği Başkanlığı'nca "Azerbaycan'ın Bağımsızlık Yıldönümü" anısına program düzenlendi

 


Programın açılış konuşmasını Dernek Başkanı Ziya Zakir ACAR yaptı. 
Yeşil Iğdır Gazetesinden Cabbar Şıktaş anılarını, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Sayın Nuri GULİYEV ve Valimiz Ahmet Turgay ALPMAN'ın konuşmalarından sonra Kars Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk URAL, Yrd. Doç. Dr. Yaşar KOP, Arslantürk AKYILDIZ, Nahçıvan Üniversitesinden Doç. Dr. Elburus İSAYEV ile Doç. Dr. Emin ŞIHELİYEV tarafından konferans verildi.
Ziya Zakir ACAR tarafından günün anısına katılımcılara plaket verildi.

Programa Iğdır Valisi Ahmet Turgay Alpman, Iğdır Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Turan, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Nuri Guliyev, Iğdır 5. Hudut Alay Komutanı Albay Taner GÜNEŞ, Iğdır İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Kahraman Dikmen, Iğdır İl Emniyet Müdürü Orhan Çevik, Kars Eğitim Fakültesi akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Yaşar Kop ve Kars Kafkas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Ural, Karakoyunlu Belediye Başkanı Kurban Kaya, Aralık Belediye Başkanı Bayram Teksay , Iğdır’da bulunan resmi kurum amirleri ve personelleri , vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Dernek Başkanı Ziya Zakir ACAR'ın konuşması:

Kadim,  tarihi köklere sahip olan Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, karşılıklı girişimler ve sarsılmaz irade temelinde geliştirilmektedir. 20. yüzyılın ilk dönemlerine baktığımızda Azerbaycanlı Türkler ve Türkiye’nin karşılaştıkları zorluklara her zaman omuz omuza göğüs gerdiklerini, ağır sınavlardan yüzü ak olarak çıktıklarını görürüz.

1. Dünya Savaşı zamanında, Çanakkale Savaşı’nda Azerbaycanlı gönüllüler, Türk kuvvetleri ile birlikte savaşarak, büyük kahramanlık göstermişlerdir.

 Bakü’yü işgal eden Ermeni Taşnakları Bolşeviklerin yardımıyla 1918 yılının Mart ayında Azerbaycan Türklerine karşı soykırım gerçekleştirip, on binlerce soydaşımızı hunharca öldürdüğünde, Nuri Paşa komutanlığındaki Kafkas İslam Ordusu, kardeşinin yardımına gitmiştir.

O dönemde jeopolitik çıkarların dikkat merkezinde olan Azerbaycan, uluslararası sistemin temel “aktör”lerinin dünyaya egemen olma politikasında, her zaman stratejik önemde olan bir bölgedir.

 Zaman değişmekte, araçlar değişmekte. Fakat strateji, her zaman olduğu gibi objektif etkenlere, aynı zamanda devletin yerleştiği coğrafi konuma, sahip olduğu toprağın özelliklerine ve doğal kaynaklarına bağlıdır.

Geçen yüzyılın başlarından bugüne kadar gelen uzun zamana rağmen, Azerbaycan stratejik önemini korumuştur ve hâlihazırda bölgesel siyasetin belirlenmesine direkt olarak katılmaktadır.

1991 yılında Sovyetler Birliği parçalandıktan sonra Azerbaycan- Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem başlamıştır.

Her iki devletin tarihine ve etnik köklerinin birliğine bağlı olan doğal yaklaşım, genel çıkarlar etrafında çabaların birleştirilmesi ile modern, küresel dünyada mevcut ve potansiyel tehlikelerin ortadan kaldırılmasına ve geleceğin kuvvetli temeller üzerinde kurulmasına imkân sağlamıştır. Yeni Dünya Düzeninde adaletin temel etken kabul edilmesi ile adalet, her iki devletin politik faaliyetinin ulaşmak istediği temel amaçlarından birine de dönüşmüştür.

       XIX. asrın başlarında Rusya tarafından suni olarak kurulan, Ermenistan arazisinde asırlar boyu Türk insanı, bu coğrafyada yaşamış, Türk kül­türü ve medeniyetinin bölgede yerleşmesine hizmet etmiştir.

       Ermenistan arazisinde, Türk menşeli coğrafi isimler; dağ, dere, ova, şehir, köy, akarsu ve göl ad­ları ile bölgenin etnik yapısının Türk menşeli oldu­ğu gerçeğini ortaya koymaktadır.

 Revan şehri XIX. yüzyılın başında tarihi, sanatı, kültürü, medeniyeti ve demografik yapısıyla bir Türk şehridir. Revan’da­ki Gök Mescit,  Köprü Kulağı Mescidi, Tepebaşı Mescidi, Kale Mescidi, Serdar Kalesi ve Kervansa­ray gibi muhteşem eserleri Türkler inşa etmiştir?

 Krasni bölgesindeki Karakoyunlu, Ararat yöresindeki Afşar, Ecmiyadzin bölgesindeki Türklenli, Artaşat yöresin­deki yine Karakoyunlu v.s… köylere verilmiş soyad­ları Türk Milletine aittir.

 Elbette bu soruların muhatabı Oğuz Türkleridir. XIX. yüzyılın başına kadar bir Türk-İslam beldesi olma misyonu­nu sürdüren Revan toprağının altı da, üstü de Türk Milleti’ne aittir.

Iğdır’da Yaşayan ailelerin birçoğunun nüfus kâğıdında babalarının, dedelerinin doğum yeri Revan veya Erivan olarak yazılmaktadır.

1918-1920 Yılları arasında bu bölgelerde Rusların ve Avrupalıların desteğini alan Ermeniler çok büyük katliamlar yapmışlardır. Iğdır Bölgesi de katliama uğramış bir bölgedir. Nitekim toplu Mezarlardan Hakmehmet, Oba ve Gedikli Köyleri Ulusal Basın önünde açılmış ve tescil edilmiştir. Ancak bizim tespit ettiğimiz açılmamış birçok toplu katliam yerleri de mevcuttur.

Bu Yıllarda Ermeni zulmünden kendilerini korumak için Sürmeli, Kulp, Başköy, Nahçıvan, Revan, Kamerli, Vedibasar, Gernibasar, Şerür, Serdarabat gibi bölgelerde yaşayan yani Aras’ın sol ve sağında bulunan Türk ve Müslümanlar kendilerini korumak için 3 Kasım 1918 Yılında Başkent Iğdır olmak üzere “Aras Türk Cumhuriyetini” kurmuşlardı. Anadolu Topraklarında kurulan ilk cumhuriyet olarak nitelendirebiliriz.

Kafkasya’da kalıcı barış, istikrar ve halklar arasında güvenin yeniden tesisi Türkiye'nin öncelikli hedefidir. Bu bağlamda, Yukarı Karabağ ihtilafı bölgenin güvenliği, istikrarı ve kalkınması bakımından büyük bir engel teşkil etmekte olup, sorunun uluslararası hukuk kural ve ilkeleri çerçevesinde çözülmesi ve Azerbaycan topraklarındaki işgalin en kısa sürede sona ermesi gerekmektedir.

       Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesini veren Mehmet Emin Resulzade, Ebulfez Elçibey, Haydar Aliyev gibi devlet büyüklerini saygıyla anıyoruz.

Çağdaş Azerbaycan devletinin kurucusu, Azerbaycan halkının milli lideri Haydar Aliyev’in siyasi-ideoloji çalışması sadece Azerbaycan sınırları ile bitmemiş,  hem de tüm Türk Dünyasını kapsamıştır. Türk Dünyası ile ilgili gördüğü işler, verdiği fikirler, söylediği düşünceleri şöyle sıralayabiliriz.

-Azerbaycan’ın ekonomik, politik, sosyal problemlerinin çözümünde Türk Dünyası'nın potansiyel imkânlarından yararlanmak;

-Türk Dünyası'nın kuvvetlerini birleştirmek, herhangi bir Türk devletinin problemlerinin çözümünde Türk Dünyası'nın birlikte hareketini temin etmek;

-Türk Dünyası'nın uluslararası imajının daha da güçlendirilmesine çalışmak ve bunun için her bir bağımsız Türk devletinin imkânlarından yararlanmak.

Türk Dünyasının İstanbul’da düzenlenmiş Ekonomik Taraftaşlık Organizasyonunun 2'nci buluşmasının katılımcılarına, 5 Temmuz 1993 tarihli müracaatında Haydar Aliyev şöyle demiştir:

"Ekonomik Taraftaşlık Organizasyonu” ülkelerinin  Türkiye, İran, Pakistan, Afqanistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan, Azerbaycan’ın kullanılmamış zengin tabii servetleri, ihtiyatları vardır. Onların birlikte kullanımı asıl Müslüman intibahına çevrilecek ve tüm beşeriyetin kalkınması yolunda yararını gösterecektir”. Bu başvuruda Türklük ideolojisinin en az üç tarihi değeri bulunmaktadır:

1) Ayrı ayrı Türk devletlerinin bağımsızlığının gösterilmesi;

2) Türk ve umumken Müslüman dünyasının birliğine çalışılması;

3) Bu birliğin dünyada harmoni yaratılmasında hizmet etmesi.

Azerbaycan’ın Merhum Lideri Haydar Aliyev’in Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’le ilgili düşünceleri yalnızca bir devlet adamı çerçevesine sığmıyor. O,  Atatürk için “Türkiye Cumhuriyeti Atatürk’ün yalnızca çalışması sayesinde değil, hem de kahramanlığı sayesinde kurulmuştur."  sözlerini söylemiştir. Bu sözler Haydar Aliyev’in tarihi hizmetini de ifade ediyor.  9 Mart 2001 yılında Merhum Haydar Aliyev, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını, Türk Dünyası için yaptıklarını öğrenmek ve Azerbaycan halkına, gençliğine öğretmek için hususi bir merkez olan Atatürk Merkezi açtırmıştır ki, o merkez şimdiye kadar birçok projelere imza atmıştır. Haydar Aliyev Merkezle ilgili şunları söylemiştir.

“Çok memnunum ki, benim teşebbüsümle Azerbaycan’da Atatürk Merkezi artık çalışmaktadır. Düşünüyorum ki, böyle bir merkez yaratmak gerekliydi ve buna büyük ihtiyaç vardı”.

Merhum Haydar Aliyev, Atatürk’le ilgili olarak: “Ne mutlu Türk milletine, XX. yüzyıl gibi zor bir dönemde Atatürk gibi bir halk lideri meydana çıktı ve 1923’de Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu”.

 Uluslararası Atatürk Ödülü alan Haydar Aliyev: “Bu ödül benim için, halkım için ve bağımsız Azerbaycan için bir şereftir. Ben bununla gurur duyuyorum” demişti.

Haydar Aliyev tam bir Türkiye aşığı idi. Atatürk’ün kurduğu Türkiye için çeşitli zamanlarda söylenmiş aşağıdaki sözlerin hepsi Haydar Aliyev’in sözleridir:

“Türkiye şimdiki dünyanın politik durumunda büyük tesir kuvvetine malik, küresel değerleri korumak azminde olan, ekonomik ve medeni seviyesi itibarı ile kalkınmış kudretli devletlerden birine çevrilmiştir”.

“Azerbaycanlıların kalbinde Türkiye’nin inanılmaz güzel bir yeri var...”.  “Türkiye Azerbaycan için kardeş, dost ülkedir”.

 “Bizim tarihimiz bir, dilimiz bir, dinimiz birdir”. “ Türkiye ile Azerbaycan arasında şimdiye dek yaranmış ilişkiler yeni döneme geçiyor”. “Halklarımız aynı köktendir... Hatta son devirde ayrı düşmemiz bile bu birliğimizi elimizden almamıştır. Şimdi biz bu birliği devam ettirmek için tüm imkânlara malikiz...”. “Biz bir millet, iki devletiz...”.

Haydar Aliyev’in Türkiye’yi sevme nedenlerinden biri de tüm Türk Dünyası'ndan Türkiye’ye yollar uzanması ve Türkiye’den de tüm Türk Dünyası'nın görünmesiydi.

Haydar Aliyev’in düşüncesinin takipçisi Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Türkiye’ye, Türklüğe sevgisi sadece bir Türk bağlılığı değildir, hem de ulu babalarımızdan bize miras kalan ve göz bebeği gibi korunarak gelecek nesillere emanet verilmeli bir Azerbaycanlılık, Türkçülük ahlakıdır.” Azerbaycan ve Türkiye,  Bakü- Tiflis-Ceyhan, Bakı-Tiflis-Erzurum, Kars-Tiflis-Ceyhan ve diğer strateji projelerde bir yerdedir. Temel prensiplerinde, dahi Atatürk’ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" fikrine dayanan Türkçülük ideolojisi Türkiye ve Azerbaycan’nın dostluk sloganıdır. “Bir millet iki devlet” gibi.  

Üye Girişi