Iğdır’ın Düşman İşgalinden kurtuluşunun 97. Yıl Dönümü kutlandı.

 

Iğdır’ın Düşman İşgalinden kurtuluşunun 97. Yıl Dönümü nedeniyle; Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma ve Destekleme Derneğince 14 Kasım 2017 Günü Iğdır Kültür Merkezi Salonunda saat 13.00’de Geçmişten Günümüze Iğdır konulu program düzenlendi.

 Ziya Zakir ACAR tarafından düzenlenen programda Iğdır Sine-Vizyon gösterimi yapıldı.

PROGRAM
• “Elimiz-Obamız Iğdır” Fotoğraf Sergisi
• Saygı Duruşu ve İstiklal Marşımızın Okunması
• Kur’an-ı Kerim Okunması (Ali Riza POZAN-Burak Yaşar)
• Açılış Konuşması ve Iğdır Sunumu (Ziya Zakir ACAR)
• Konuşmaların Yapılması
Amir ÇİÇEK (Eski Iğdır ve Muğla Valisi)
Enver ÜNLÜ (Iğdır Valisi)
• Şiir Dinletisi: Durak Turan Düz (Ankara) Hasan Akar (Tokat) Mustafa Ayvalı (Amasya)  Ahmet DİVRİKLİOĞLU (Tokat) Âşık Sadık Miskini (Kağızman) ANFISA ZİNYEDDİN (Azerbaycan)
Gencehan Nazaroğlu (Iğdır)- Serdar Gül (Iğdır)-Cemile Ünal Akaras (Iğdır)-Duygu Sevilmiş (Iğdır) Naciye Parlar (Iğdır) Naciye Parlar (Iğdır) Müzik Grubu: Ozan Malkoç-Serhat Bulut-Serkan Seçilmiş-Volkan Aydın-Mahmut Babar-Ebru Arabacı

 

Ziya Zakir ACAR’ın programdaki konuşması:

Iğdır’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 97. yıldönümü anısına düzenlenen programa hoş geldiniz.

Vatan uğrunda canlarını feda eden şehitlerimizi minnetle anıyoruz.

Bizler bugünlere kolay gelmedik, bugünlere gelirken binlerce şehit verdik. Bu vatan parçasının her tarafı şehit kanlarıyla sulanmıştır.

Vatan, üzerinde bağımsız yaşadığımız, milletimiz ve ailemizle hatıralarımızı oluşturduğumuz, kültürümüzün, devletimizin ve tarihimizin ortak öğesidir.

Vatan Sevgisi, Bizim kültürümüzde: namusumuzun da bir parçasıdır, Mutluluğumuzun da… Toprak basit bir toprak parçası değildir. Çünkü dünyanın herhangi bir yerindeki toprak parçası bizim vatanımız olamaz. Vatanımızın bizde bıraktığı duygu fırtınasını yaşatamaz. Vatan toprağı bir kere kazanıldığı şartlar itibarıyla diğer toprak parçalarından ayrılır. Vatan uğruna savaşılır ve ölünür, en önemlisi de vatan için en güzel değerlerle yaşanılır.

Bir şairimiz, “ot değil onlar dedenin saçları” der. Evet, yaylalarımızdaki baharda fışkıran otlar, bu vatan için savaşmış, can vermiş analarımızın, nazlı gelinlerimizin saçlarıdır, perçemleridir. Karlı dağlarımızın dorukları yaşlı dedelerimizin yüzüdür, sakallarıdır.

 Bir mızrak gibi Ağrı Dağı’na uzanan dağlarımız yiğitlerimizin çelikten kollarıdır. Vatanımız öylesine milletimizle bir vücut olmuştur ki, milletimizi vatanımızdan ayırt etmek mümkün değildir.
        Atalarımızın büyük fedakârlıklarla bize bıraktıkları vatanı hakkıyla ve vatan yaparak yaşamak bugün bizlere düşen önemli bir vefa borcudur.

Güzel Türkiye’miz, atalarımızın, canları, kanları, yürekleri ve akıllarıyla kurdukları bu vatan parçası, bizler için huzurlu ve onurlu bir yaşama güvencesidir.

Vatan uğruna canlarını feda eden Aziz şehit ve gazilerimizi minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.