Aras Türk Cumhuriyeti

Birinci Dünya Savaşının başlamasından sonra Türk Birlikleri; Nuri Paşa, Enver Paşa ve Halil Paşa komutalarında Azerbaycan’a yönelik bir harekât düzenlemişlerdir. Birinci Dünya Savaşından yenilgiyle çıkan Osmanlı Devleti, Mondros Mütarekesini imzalamaya mecbur kalmış ve Mondros Mütarekesinin 11 ile 15. Maddelerinde belirtilen hususlara göre, Türk Birlikleri Azerbaycan’ı ve bütün Kafkasya’yı tahliye etmek zorunda kalmıştır. Türk Birlikleri mütareke gereğince Azerbaycan’ı tahliye etmeye başlamışlar fakat Nuri Paşanın emri ve izniyle bölgede bir miktar Türk subayı kalmıştır. Bunun dışında Azerbaycan’a eğitim vermek üzere Osmanlı Devletinden öğretmenler ve çeşitli uzmanlar da gönderilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus kuvvetlerinin, Osmanlı ve Rus Ermenilerinden kurulmuş olan gönüllü alayları öncülüğünde, Doğudan Osmanlı topraklarına girmesiyle birlikte Osmanlı ordusunda bulunan Ermeniler, silahlarıyla birlikte firar ederek Rus kuvvetlerine katılmışlardır. Rus ordusuna henüz ulaşamayan bir kısım Ermeniler ise çeteler kurarak isyan etmişlerdir. Yıllarca gerek Ermeni gerekse misyoner okullarında ve kiliselerinde saklanan silahlar ortaya çıkarılmış, askerlik şubeleri basılarak yeni silahlar sağlanmıştır. Silahlanan Ermeni çeteleri komitelerin “kurtulmak istiyorsan, önce komşunu öldür” talimatı üzerine, erkekler cephelerde olduğu için savunmasız kalan Türk şehirlerine, kasabalarına ve köylerine saldırarak katliama girişmişlerdir. Osmanlı kuvvetlerini arkadan vuran Ermeniler, Osmanlı birliklerinin harekâtını engellemişler, ikmal yollarını kesmişler, yaralı taşıyan konvoyları pusuya düşürmüşler, köprü ve yolları imha etmişler, bulundukları şehirlerde ayaklanarak Rus işgalini kolaylaştırmışlardır. Rus kuvvetleri saflarında bulunan Ermeni gönüllü alaylarının yaptığı zulüm o kadar ağır olmuştur ki, Rus komutanlığı bazı Ermeni birliklerini cepheden uzaklaştırarak geri hatlara sevk etmek zorunluluğu hissetmiştir.

Ermeni çetecilerinin Kars, Iğdır ve çevresinde Müslüman ahaliye yönelik katliam hareketleri 1915 ve 1920 yılları boyunca sürmüştür. Özellikle Rusya’da 1917 Ekim ihtilâlının patlak vermesi, Rus ordularında çözülme meydana getirmiş, Doğu Anadolu’da cephede etkinlik, Ermeni ve Gürcülere geçmiştir. Söz konusu dönemde, Anadolu’nun birçok yerinde Ermenilerin Türk halkına yönelik katliam hareketlerine başlamıştır.

Rus işgali altındaki bölgede faaliyete geçen Ermeniler, henüz sütten kesilmemiş çocukları öldürmüş, hamile kadınların karınlarını yarmış, Müslümanları diri diri yakmış, kız çocuklarına akla gelmedik işkenceler yapmışlardır. Kafkasya’da ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde Türklere yönelik Ermeni katliamları düzenli Ermeni birlikleri tarafından gerçekleştirilmiştir.

Iğdır bölgesi ile Aras nehrinin öbür yanında bulunan Revan /İrevan), Zengibasar, Vedibasar bölgelerinin nüfusunun %80’i Müslüman Türklerden oluşmaktaydı. Vedibasar ve Iğdır bölgeleri Sonradan Ermenilerin başkenti olacak olan Erivan’a çok yakındı. Ermeniler Mondros Mütarekesinin imzalanmasından sonra Osmanlı Devleti’nin bölgeyi boşaltmasını fırsat bilen Ermeniler, Iğdır’ı işgal ettiler. Iğdırlıların teşkilatlanmamaları nedeni ile Ermeniler yörede yerleşim yerlerini basarak katliamlara giriştiler. Ermeniler Aras Nehri üzerinde Alican  (Karakoyunlu) Köprüsünü tutarak Dro Drastomat Kanayan ve Dr. Hacadur Bonapartyan ve yardımcılarının komutasındaki Iğdır’da katliamlarını sürdürmüşlerdir[1].

Iğdır’da, Tuzluca’da ve Aralık’ta çok sayıda Türk, çoluk çocuk, genç ihtiyar demeden Ermeniler tarafından öldürülmüştür. İkinci Kafkas Kolordu Komutanlığı’ndan Üçüncü Ordu Komutanlığı’na 16 Mayıs 1918’de gönderilen raporda, işgal altında bulunan Kafkasya’da Ermenilerin Müslümanları katliama tâbi tutarak zulümlerini sürdürdükleri bildirilmiştir.

Ermeniler, 1915 yılından 1920 yılı sonlarına kadar, Şahtahtı, Zengezur, Nahçıvan, Iğdır, Serdarabad ve havalisindeki yüzlerce köyde, binlerce Müslüman’ı kadın, çocuk ayırmaksızın çeşitli işkencelerle katlederek, cesetlerinin uzuvlarını parçalamışlardır. Antranik ve Bapun çetelerinin yakıp yıktıkları, aylarca mezalim altında bıraktıkları bu köylerin mallarını yağmaladıkları, binlerce hayvanını gasp ettikleri, mezalimden kurtulabilenlerin de göçe mecbur bırakıldığı arşiv belgelerinde görülmektedir.[2]

Aras Türk Cumhuriyeti işte bu ortamda kurulmuştu. Aras ırmağı boyunca uzayan topraklar, Türk-Müslüman halkın çoğunlukta olduğu bu engin yöre, yiyecek, giyecek, yakacaktan başka da öteki ihtiyaçlarını karşılayacak güçte idi. Ağrı Dağları ile Elegez (Alagöz) Dağını takiben geniş vadi uzantısıyla Nahçivan'a ilerliyor, Azerbaycan'a doğru genişleyerek uçsuz, bucaksız yeşillikler teşkil ediyordu. Buğday, arpa, pirinç, pamuk ziraatı yanında meyvecilik, bağcılık yapılıyordu.

Aras Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğu toprakların çoğunluğu şu anda Ermenistan sınırlarındadır. Aras/Araz Nehrinin bölerek geçtiği topraklar eski Türk topraklarıdır. Iğdır’ın bulunduğu ova “Sürmeli Çukuru” olarak anılmaktadır.  Aras Nehri’nin öbür yanı yani Ermenistan sınırları içerisinde bulunan ovalık kısma ise “Sahat Çukuru” (Sa’ad Çukuru-Çukurusaat) denilmektedir. Sahat Çukuru da yıllarca Türklerin barındığı eski Türk yurdudur. Sahat Çukuru ismi XIV yüzyılda yaşamış Türkmenistan beylerinden Sa’ad’tan gelmedir. Aras’ın bu yanı ve öbür yanı Türklerin meskeni durumundaydı. Ağrı dağı ve Alagöz dağları arasındaki geniş ovalık bölgeyi Aras nehri ikiye ayırmaktadır. Sürmeli Çukuru ve Sahat Çukuru yerleşim yerinde yaşayan Türkler aynı kaderi paylaşmıştır.

       Şimdiki Ermenistan toprakları olan Saat Çukuru’nda binin üzerinde Türk kent ve köy yerleşim yerleri mevcuttu. Yer isimleri bunu en büyük delilidir. Şimdiki Ermenistan’ın başşehri olarak anılan Erivan eski Türk yerleşim yeridir. Erivan’ın eski ismi Revan/İrevan olarak anılmaktaydı. Revan/İrevan Türklerin önemli yerleşim yerlerinden biri idi. Saat Çukuru veya Çukur Saat olarak adlandırılan Aras’ın sol yanında bulunan düzlükte bulunan Azerbaycan ve Revan/İrevan şehirleri uzun bir zaman Safevi Devletinin kurucusu Türk Şah İsmail Hatai hâkimiyetinde kalmış. Şah İsmail, veziri Revangulu Han Ustaclıya Revan/İrevan şehri olarak anılan yerde Azerbaycan Türkleri ustalarına bir kale yaptırmış. Bu kalenin aynısı yedi yere yaptırılmış. Kalenin adı Revan Kalesi olarak adlandırılmış. Revan/İrevan şehrinin de ismi buradan gelmiştir.[3]

       Eski Karakoyunlu Türkmenlerinin kışlağı olan Sahat Çukuru’nun merkezi olan Erivan/Revan/İrevan 1747’de kurulan ve 1827’de yıkılan Revan Hanlığı’nın da merkezi idi.

Sahat Çukuru’nda yani bugünkü Ermenistan topraklarında büyük Türk şairleri ve âşıkları yetişti. Aşık Elesker, Göğce Mahalı’nın Basar-Keçer Kasabasının Ağkilise Köyünde 21 Mart 1881’yılında dünyaya geldi. Âşık Elesker’in babası Al Memmet, tamamı Türk olan 70 hanelik Ağkilise Köyünün sayılı insanlarından biri idi.  Ünlü Türk âşıklarından bir olan Âşık Ali de Göğce Yöresinin Gızılbulak köyünde doğmuş ve yaşamıştı. 1918 Yılının yaz aylarında Ermeni katliamlarına maruz kalan Âşık Elesker, Kelbecer Şehrinin Kalaboynu köyüne yerleşti.  Âşık Elesker 1926 yılında vefat etmiş ve mezarı Ağkilise (Azad) köyünün batısındaki mezarlığa gömülmüştür[4]. Ercişli Emrah olarak anılan şair de Sahat Çukuru’da yetişmiş ve yaşamıştır. “Emrah ile Selvi” hikâyesinde Sahat Çukuru Türklerin meskenidir.

 

ARAS TÜRK HÜ­KÜ­ME­Tİ  (3 KASIM 1918)

KUR­TU­LUŞ ÇA­LIŞ­MA­LA­RI

 

Osmanlı Devleti’nin Elviye-i Selese[5] ve Kafkaslardan çekilmeye başlaması Aras boylarında yaşayan Müslüman Türkleri Ermeni tehdidi ile karşı karşıya getirmişti. En büyük güvenceleri Osmanlı Devleti idi. Yakup Şevki Paşa ve Miralay Rüştü Bey’in kuvvetleri bölgeyi dış saldırılara karşı koruyordu. Fakat savaşı kaybeden Osmanlı Devleti, uluslararası anlaşmalar gereğince bölgeyi terk etmesi gerekiyordu. Aras boyu Türk ve Müslümanları kendi kaderleri ile baş başa kalmışlardı. Düşmana karşı savunmalarını kendileri yapmak zorundaydılar. Osmanlı ordusu, her an bölgeden ayrılabileceğinden kaybedecek vakitleri yoktu. Bu nedenle hemen işe başladılar.[6]

90 Yıl çarlığın esaretinde kalan Sürmeli Sancağı (Iğdır ve Bölgesi) 1917 ihtilalında “Türk-Ermeni İcra Komitesi”nce idare edilirken, 18 Mart 1918, Ermenilerin tecavüz ve katliamlarına maruz kalan Müslüman ahali yok edilmişti. Bu katliamlar sırasında ahali, silahsızlık yüzünden çok müşkül durumda idi. Yörede toplanan ve mücadele eden kahramanların etrafında toplanılmaya başlandı. Iğdır Merkez, Melekli (Iğdır), Aralık ve Tuzluca’da oluşturulan milli mücadele kahramanlarının etrafında korumasız yöre ahalisinin savunmasına başlandı.[7]

Mondros Mütarekesi müzakereleri sırasında, Osmanlı Ordusunun Kafkas Cephesi’nden çekileceği haberi bölge ahalisi arasında yayılmıştı. Bunun üzerine yörenin ileri gelenleri tedbirler almaya başlamışlardı. Ordunun yöreden çekilmesi kesinleştiğinde, yöre ahalisi 9. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa’dan askerin bir kısmının bölgede bırakılmasını istemişlerdi. Ancak o günkü şartlarda bu talep uygun görülmemişti. O dönemlerde Anadolu’nu birçok yeri işgal altındaydı. Gün geçtikçe işgaller genişliyordu. Memleket büyük bir felaketle karşı karşıyaydı. Durumun farkında olan Türk-İslam ahalisi temsilciler seçerek bölgenin çeşitli yerlerinde milis kuvvetler oluşturarak tedbir almaya başladılar.

Sürmeli Çukuru batı doğrultusunda Pernavut (Gaziler/Tuzluca) Ayrumlu Oymağı reisi Şamil Bey Başkanlığında kurulan “Ayrım Elleri İslam Şurası” önemli çalışmalar yapmaktaydı. Şamil Bey, batıda Kağızman (Kars) yakınlarından, doğuda Karakale (Iğdır-Tuzluca arasında, Aras kenarında) yöresine, kuzeyde Aras Irmağı ve güneyde Karaköse (Ağrı İli) hududuna kadar olan alanı savunuyordu. Anılan hudut son Osmanlı-Rus sınırı idi. Şamil Bey’in batı kesiminde de (Kağızman/Kars) Ali Ataman Bey’in kuvvetleri mevcuttu.

Kurulan Milis Kuvvetlere bağlı birçok yardımcı kuvvetler de vardı. Tuzluca İlçesinde; Behram Bey (Büyükhan), Abdulla Silo (Hacı Abdullah Ağa), Hacı Abbas Ağa, Hüseyin Baydar, Mehmet Kuloğlu, Çınçavat (Köprüköy) Gadim Sevilmiş, İdris Sevilmiş, İdris Türkan, Eşref Sevilmiş, Kılıçlı’da Nevruzali Akkılıç, Çıraklı’da Mehmet ve Ahmet Beyler, Pernavut’ta (Gaziler) Şamil Bey’le birlikte Hanlar Bey ve Cemşit Bey, İncesu’da Medet ve Selim Bey, Kirempe’de (Güzeldere) Abdülali Bey, Kamışlı’da Ağariza Kırhan, Ekerek’te (Üçkaya) Elekber ve Hacı Hüseyin Bey, Sükü’de (Buruksu) Meşe Mirze Çoşkun, Aliköse’de Hacı Hasan ve Behram Bey, Abbasgöl’de Yusuf Çeken Ağa, Güllüce Mollakamer’de Hasan Ağa, Karabulak’ta Musa Ağa, Söğütlü’de Cevenk Ağa, Sürmeli’de Borçalı Mehmet Bey, Tekaltı’da (Akoluk) Hacı Musa Ağa, Kağın’da (Eyrekdere) Ferhat ve Beyler Bey, Tuzluca kuvvetleri aynı zamanda Kağızman’daki Ali Ataman Bey ve Iğdır’ın dağlık bölgesini tutan Kerem Bey ile General Andranik’in kumanda ettiği Anadolu’da toplanmış Ermeni kuvvetlerinin Ermenistan’a ulaşmasına da mani oluyorlardı.[8]

Bölgenin ovalık kesiminde ise üç kuvvet meydana gelmişti. Bu bölgede Kurtuluş Mücadelesine katılan kuvvet ve şahsiyetler oldukça fazla idi. Torunlardan Kerem Bey (Güneş) (Merkezdeki İslam Şurası) Ovanın güney kesimi ve dağ köyleri mıntıkasında aşiret mensubu gönüllüleri ile Ovanın büyük köylerinden olan Melekli’de (Melekli İslam Şurası) kuvvetleri başında Hacı Ekber Bey (Ramazanoğlu) bulunuyordu.

Hacı Ekber Bey, aynı zamanda Ova köylerinde teşkilatlanmış kuvvetlere de kumanda ediyordu. Iğdır’da en büyük merkezi organize güç, “Melekli İslam Şurası” kuvvetleri idi. Aralık ile Büyük ve Küçük Ağrı Dağları arasında kalan bölgede Celali Aşiretinin büyük kolu Sakanlı Aşireti Reisi Ali Mirze Bey’in kuvvetleri bulunuyordu. Aralık’ta Celayirli Oymağının ileri gelen Beyi Meşedi Bilal Bey, ve Paşa Beyler bir milis kuvvetine kumanda ediyordu. Ermeni mezalimlinden İran’a kaçan ahalinin büyük kısmı direniş hareketlerinin başlaması üzerine iki Ağrı Dağı arasındaki bölgeden (Serdarbulak Yaylası) Meşedi Bilal Bey’e katılmışlardı. Bölgede bir diğer milis kuvveti da Burukanlı Reislerinden Tayfur Bey’in komutasındaki kuvvetlerdi.[9] 

Osmanlı Ordusu’nun, Mondros Mütarekesi hükümleri gereği çekilmeye başlaması, Ermenilerin yeni taarruz ve katliamlara başlaması yüzünden bölgenin milis kuvvetleri ve mahalli reisleri Aras’ın sol sahilinde Vedibasar[10] Mıntıkasında bulunan Kamerli Kasabasında toplanarak bir istişare meclisi kurdular. Bu toplantıya Nahçıvan[11], Şerür[12], Ecmiyadzin[13], Sürmeli[14], ve Revan’ın[15] güney bölgeleri  (Aras Boyları) ahalisi temsilcileri katıldı. Yapılan müzakerelerden sonra anılan bölgeleri içine alan ve merkezi Iğdır olan müstakil bir hükümet kurulmasına karar verildi. Hükümet, bir hükümet reisi ve altı üyeden oluşuyordu. Böylece 3 Kasım 1918 yılında merkezi Iğdır olan  “Aras Türk Cumhuriyeti” kuruldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

A d ı: ARAS TÜRK CUMHURİYETİ

Başkent:        IĞDIR

Kuruluş Tarihi: 3.Kasım 1918

Devlet ve Hükmet Başkanı: Emir Beğ Zamanbeyzade

Harbiye Nazırı: İbrahim (Aydın) Beğ Cihangiroğlu (Kars)

Maliye Nazırı: Kamber Ali Beğ Benanyari

Mülkiye (İçişleri) Nazırı: Bağır Beğ Rızazade

Hariciye(Dışişleri) Nazırı: Hasan Ağa Safazâde

Adliye Nazırı: Mehmet Beyzâde

Şeyhülislâm: 1. Mirza Hüseyin Mirza Hasanzâde (Şii)

2. Hoca Egit Efendi (Müftü/ Sünni)

 

            Ayrıca Hükümete yardımcı olmak üzere Aşiret Reisi Ali Eşref Bey seçilmişti. Eşref Şemseddinov ve Eşref Paşa olarak bilinen Ali Eşref Bey, hayatının son günlerini Iğdır’da geçirmiştir. Iğdır’da akrabaları ve aileleri Radkanlı Aşiretinin “Güllü Cevher Ağa” oymağındadır[16].

            Hükümet daha sonra bir bildiri yayınlayarak kuruluş amaçlarının Aras boylarında yaşayan bir milyardan fazla Müslüman Türklerin özgürlük ve bağımsızlıklarını korumak olduğunu bu amaçla çeşitli yerlerde şubeler açacaklarını hiç kimsenin toprağına saldırı düzenlemek istemediklerini ancak kendilerine yapılacak saldırılara silahla karşılık vereceklerini açıkladıktan sonra silahlanma ve ordu kurma çalışmalarına başladılar. [17]

            Merkezi Iğdır olan Aras Hükümeti’nin yayınlanmış olduğu bilgilerde Iğdır-Aras Cumhuriyeti ve Aras Türk Cumhuriyeti gibi kaşeler kullanması son derece anlamlı idi. O yıllarda Osmanlı Monarşi ile yönetilirken onun bir parçası üzerinde minik bir cumhuriyetin kurulması çok ilginç ve anlamlı idi. Bu bağlamda Iğdır Aras Türk Hükümetini Anadolu topraklarında kurulan ilk cumhuriyet sayabiliriz. [18]

                        Aras Hükümeti kısa sürede Aras boyu gençlerinden oluşan yirmi taburluk askeri birlik kurmayı başardılar. Taburdaki asker sayıları 250 ile 500 arasında değişiyordu. En önemli sorunları erzak ve silahtı. Bölgeden henüz ayrılmayan Yakup Şevki Paşa ve 9. Fırka Kumandanı Miralay Rüştü Bey’e müracaat ederek kendilerine yardım etmelerini istediler.

            Osmanlı Ordusu, Aras Cumhuriyeti’ne yardım etmekle beraber yapılan bu yardımlarla silah ve cephane ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştılar. Bu arada düşman, yörede yaşayanlar arasında kişisel çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan, vatan ve millet sevgisinden yoksun bir takım hainleri satın alarak onlar aracılığı ile halkın arasında yıkıcı ve bölücü propaganda yaparak yöredeki halkın moralini bozmağa çalışarak mücadele azmini bozmağa yönelikti.  Görüldüğü gibi Aras Cumhuriyeti’ni idare edenler yalnız düşmanlarla değil, içte bulunan hainlerle de uğraşmak zorunda idiler.

            Bölgeyi ele geçirmek için silahsız halkı çoluk çocuk demeden Türk halkına seri saldırılar düzenleyen Ermenileri, İngiltere kayıtsız şartsız destekliyordu. Aras Cumhuriyeti’nin ise kendinden başka dostu yoktu. Devlet Başkanı Emir Bey Zamanbeyzadeile Savunma Bakanı Cihangirzade İbrahim (Aydın) Bey, mücahitlerin moralini yükseltmek amacıyla bizzat savaşa giriyorlardı.

            Aras Cumhuriyeti’nin kısa sürede teşkilatını tamamlayarak silahlı kuvvetlerini oluşturması bölgenin tamamen yağma ve katliamlarının yaygınlaşmasını da engellemişti. Aras boylarını savunan bir avuç özgürlük savaşçılarının çabalarına karşın Çanakçı, Çöl Köyü, Kabaklu, Kurban, Sultanbey, Sis, Kehnadar, Kotanlu Argun, Uluhanlu, Arpaköy, Kırkkulak, Karapınar, Çölmerdan, Demirci, Çapıkendi, Çıraklı, Kayalı, Güvercin, Derinkaçar, Eranus, Dehne köyleri başta olmak üzere Nahçıvan, Zengezur, Dereleyez, Serdarabat yörelerinde toplam 140’a yakın Türk yerleşim yerleri yağma ve katliamdan kurtulmadı.

            Emirbey Ekberzade ile Cihangiroğlu İbrahim Aydın Beylerin bizzat yönettiği Milisler, Uluhanlu, Kamerli, Demirci, Yeniçerli ve Dehne köylerine yapılan yoğun düşman saldırılarını durdurmayı başarmışlardı.[19]

            Aras-Türk Hükümeti’nin kurularak toparlanması yöredeki Türklerin fazla saldırıya uğramalarını engellemişti. Ancak Ermeniler sürekli olarak korumasız köyleri basarak Müslüman Türk halkını kırmaktan ve katliam yapmaktan vazgeçmiyorlardı.

            Ermeni katliam ve işgal hareketlerine karşı, İslam ahaliyi ve yurtlarını korumak amacıyla kurulan “Aras Türk Hükümeti, kuruluşunu kamuoyuna şu beyanname ile duyurmuştur.

            “17 Teşrinsani[20]-1334’te Revan Vilayetinde (Güney kısımlarda) Aras kenarı ve çıvarında bulunan bir milyar kadar İslam ahalisi, Osmanlı asakirinin buradan çekilmesi ve kendileri (nin) tehlike altında kalması (nı) nazar-ı (dikkate) alıp, bunun çaresine bakmak için, Revan muhacirleri, Nahçıvan, Şerür, Ecmiyadzin ve Sürmeli İslamlarının med’usları fevkte muharrer[21] tarihinde Kumarlı (Kamerli) Kasabasında bir meclis-i müşavere inikad edip bir çok kaffe-i efkar ve müzakere bu’dunda, muvakkat bir teşkilat yapıp böyle karar verdiler.

            “Biz Aras kenarı ve civarında bulunan müttehiden bir milyar kadar İslam Cemaati, kendi hukukumuzu müdafaa için “Aras Hükümeti” namında bir teşkilat yapıp ve teşkilatın makarr-ı hükümeti[22] Iğdır Kasabası tayin olundu. Vesair nevahide şubeler açılıp, cemaat ve milletimizin hukukunu muhafaza ve müdafaa için etmekle beraber hiçbir milletin ve devletin hukukuna tecavüzümüz olmayacaktır. Lakin başkaları bizim hukukumuza tecavüz ettiği takdirde umumu seferberlik ile silaha sarılıp, malımız, canımız ve kanımızın son damlasına kadar kendi hukukumuzu gözlemek salahiyeti dahi Hükümet-i mezbureye[23] verildi. Ve bu hususta becerikli ve dirayetli bir hükümet teşkil ettiler ki; her ne havf[24] ile hangi esbab[25] ile olursa olsun bu ufak millet ve cemaatin hukukunu müdafaa ve muhafaza eylesin. Bunun için Meclis lazım bildiği bir Harbiye, Mülkiye, Maliye, Hariciye ve Umur-u Şer’iyye[26] Nazırları tayin etsinler. Buna göre meclis mütetefiken buna karar verip zeydeki eşhası muhteremleri intihab eylediler. “

            Aras Türk Hükümeti kurulduktan sonra, ordu teşkil etme işlerine başlanmıştır. Bölgeyi henüz terk etmemiş bulunan Türk Ordusu 9. Fırka kumandanı Miralay Rüştü Bey’e müracaat ederek kendilerini savunacak silah ve cephane istemişlerdi. Miralay Rüştü Bey, Aras Türk Cumhuriyeti Hükümetinin kurulmasını ve taleplerini, 9. Kolordu Komutanı Yakup Şevki Paşa’ya şu telgrafla bildirmişti.

1-    Bu mıntıkadaki İslam ahalinin ileri gelenleri toplanarak Merkezi Iğdır, ismi Aras Türk Hükümeti Muvakkatası, altı aza ve bir Reis-i Hükümetten ibaret bir Heyet-i[27] Hükümet teşekkül etmiş ve mevcudiyetlerini müdafaaya karar vermişlerdir. Bir taraftan milis teşkilatlarını da matlup derecede tevsi ve tanzim etmektedirler.

2-    Tahliyemizi müteakiben muhteli hudut[28] aksamını devir ve teslim alarak Ermenilerden mal ve namuslarına bir tecavüz görürlerse müdafaaya ayrılan milis guruplarının bir müddet iaşelerini temine medar[29] olmak üzere Nahçıvan, Nuraşen, Serderabat ve Ecmiayzin (Üç Kilise) mıntıkalarında bir miktar erzak ile ekserisi gayri mesellah[30] olan efradi için birkaç bin tüfek ve muktezi[31] cephane taleplendiriler. Gönderilen ve tetevziatı tapılan tek ateşli, Rus tüfeklerinin ekseriyeti kırık ve kullanmaya müsait olmadığını bildirerek beşli tüfek verilmesi istirhamındadırlar. İşbu Hükümet-i Muvakkak’ta umura agâh bir büyük zabitle mutemed ve muktedir bir metelibatı ve vaziyet ve teşkilatı arz ve istirham için de Karagah-ı Samilerine bir heyet izamını acilen gönderilmelerini rica etmiş oldukları ve ilk trenle bu heyetin Kars’a gelecekleri ve bu teşebbüsün siyasetten ne dereceye kadar muvafık ve müsait olduğu malum değilse de az çok bir mevcudiyet hissedildiği görülmektedir.

3-    Hükümet-i Muvakkat’ca taayyün[32] eden azaları meyanında elyevm[33] Kars’da bulunan Cihangirzade İbrahim Efendi[34] de dâhil bulunduğundan adı geçenin Kamerli’ye gönderilmesine müsaade-i Samilerini istirham etmekte bulundukları maruzdur.

            Aras Türk Cumhuriyeti Hükümeti, askeri teşkilatlanma faaliyetlerini daha çok Aras kuzeyinde, özellikle de Vedibasar Merkezi Kamerli bölgesinde yapıyordu. Çünkü buraların ahalisi henüz yerlerinden oynamamışlardı. Bunlar tamamen Türk-İslam ahaliye meskundu. Ermenilerin Aras’ın güneyinde de katliama tekrar hazırlanmalarının anlaşılmasıyla, yakın köylerle Iğdır’da da askeri faaliyet başlamış, Cihangirzade İbrahim Bey tarafından halkın iştirakiyle askeri birlikler teşkil edilmiş ve beş de süvari birliği kurulmuştu. Ayrıca Iğdır tarafına Osmanlı Ordusundan bölgede milli mücadele ruhuyla gönüllü kalan oldukça tecrübeli bir zabit, bir çavuş ve on tane de onbaşı görevlendirilmişti. İbrahim Bey’in Iğdır’daki bu faaliyeti Aras Türk Cumhuriyeti Hükümeti’nin Iğdır temsilcisi (Iğdır Hükümet-i Mahalliye Reisi) Mehmed Muhittin Bey tarafından Osmanlı Erkan-ı “Buradaki Müslüman ahali, İttihad-ı Millet Fırkası” adı ile dört alay ve her alayın dört tabur, her tabur da dört yüz piyade, yirmi beş süvariden mürekkep olmak üzere bir fırka teşkil etmişlerdi.”

            Iğdır’da ayağa kalkan milli mücadele ruhuyla, silah ve mühimmat ihtiyacı hâsıl olmuş ve Aras Türk Cumhuriyeti Hükümeti tekrar 9. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa’dan şu isteklerde bulunmuştu.

1-    İki batarya top hayvanları ile beraber

2-    Osmanlı Kıtat (ında) bizim olan on iki top.

3-    Elli adet makineli tüfek

4-    Bunlara lazım olan mermi ve kurşun

5-    Bunlara miktar-ı kâfi zabitan ve efrat

6-    Askerlerimize muallim olmak için kırk tane zabit ve kırk tane çavuş, onbaşı

7-    On bin adet bomba ve elli bin adet Rus beş açılan tüfeği

8-    Asker için elbise mümkün olduğu kadar

9-    Sıhhiye ve levazımatı, yük arabaları, otomobil ve lastik ve cem-i koşuma lazım eşya

10- Mevcut erzaktan 400 ton da bize bırakılsın. 100 ton Iğdır’a, 100 ton Şerür’e, 100 ton Kamerli’ye, Nahçıvan Hükümeti Mahalliye Reisi kalmış erzakı toplamakla devam ediyor. Buna mani olunmasa sonra bize hiçbir şey kalmaz.

11- Mehmet Ali Paşa uhdesinde mahfuz bulunan 250.000.000 manat muhacir parası.

12- Nahçıvan Hükümeti Mahalliye Reisliğinde bulunan Kamerli, Şerür, ve Nahçıvan belediyelerinin parası

13- Iğdır Kumandalığında bulunan Belediye İdaresinin 200.000 manattan fazla parası.

14- Erivan Şehbenderi Nuri Bey’de emanet koyulan binden ziyade tüfekleri.

15- Mevcut olan telefonların bırakılması.

16- Mümkün olursa bizim teşkilatımız doğru yola girinceye yahut emniyet hâsıl oluncaya kadar bir fırka tümen askerin burada ikametgâhı

17- Harici, milletlerden oluşan bir komisyon sulh ve hududa karar koyulmak için

18- Ta işler sulha müncer olmayınca hudut meselesi kurtarmayınca Ermenileri bir tarafa bırakmamalı.

İmza

Teşkilat-Hükümet Reisi

Emir Bey Ekberzade)

Aras Türk Cumhuriyet

 

 

            Iğdır, Erivan ve Nahçıvan bölgeleri, Ermeni tecavüzlerinin ne olduğunu iyi biliyordu. 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşında  (93. Harbi) ahalinin “Büyük Kaçakaç” (Kaç ha kaç) dediği olayda, Rus destekli Ermeni çetelerinin bölgedeki tecavüz ve katliamlarını henüz unutmamışlardı. O tarihlerden sonra Ermeniler, Türk-İslam ahaliye karşı, fırsat buldukça tecavüzlerini sürdürmüşlerdi. Osmanlı Ordusunun Birinci Dünya Savaşı sonrası bu bölgeyi kontrole alması bu tarihte  (1918) Türk-İslam ahaliye biraz olsun nefes aldırtmıştı. Ancak Mondros Mütarekesi Müzakereleri sırasında Osmanlı Ordusunun buralardan çekilmesi ihtimali halk arasında suratla yayılıyordu. Ancak Türklüğün umut kapısı olan Türkiye Devleti dünya ile mücadele içinde olduğu ülkenin yabancılar tarafından işgal edildiği bu zamanda terk etmek mecburiyetinde olduğu kadim bu kadim Türk yurdundaki soydaşları için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Bölgeden çıkmadan el altından halkı teşkilatlandırıyordu. Silah ve erzak ihtiyaçlarını mümkün olduğu kadar karşılıyordu.

Aras Türk Cumhuriyeti Hükümeti’nin kuruluşu, teşkilatlandırılması ve finanse edilmesi de yine 9. Kolordu Kumandanı Yakup Şevki Paşa tarafından yapılıyordu. Silahlı on binlerce Ermeni çetesine karşı Türk-İslam ahaliyi ezdirmemek için ellerindeki bütün imkânları kullanmışlardı. Bütün bu hazırlıkların sebebi Ermenilerin büyük bir katliam taarruzuna başlayacaklarının anlaşılmasıydı. Aras’ın kuzeyinde başlamışlardı bile. Kağızman, Digor bölgelerinde harekete geçmiş Erivan, Nahçıvan ve Vedibasar mıntıkalarında Türk-İslam köyleri basılmaya başlanmıştı. Iğdır’da yeniden tehdit altına girmişti. Iğdır’ın batı tarafı Kiti (Çalpala), Küllük, Aras boylarında (Alican/Malkara Köprüsü yakınlarında) biriken Ermeni çeteleri silahlanmış ve Ermeni çetelerinin kontrolüne geçmişti.  Doğu Anadolu’nun çeşitli yerlerinde katliam yaparak kaçan Ermeni çetelerinin artıkları da bunlara katılıyordu. Durum geçmiş tarihlerde vuku bulmuş olaylardan daha vahimdi. Anadolu batılı devletlerce işgal ediliyordu. Devlet ve memleket büyük bir tehlike ve buhran içindeydi. Batılı devletlerin yardımını alan Ermeniler, yeni bir ayaklanmanın hazırlıklarını tamamlamış durumdaydılar. Rusların da Ermenileri silahlandırarak kışkırtıp Anadolu’ya girme planları yapıyorlardı.

Bütün bu şartlar içinde bölge Türk ahalisi de; canını, namusunu ve vatanını korumak için ayağa kalmıştı. İşte merkezi Iğdır olan “Aras Türk Cumhuriyeti” bu ortamda ilan edilmişti. Herkes silah istiyordu. Bunu için 16 Kasım 1918 tarihinde Aras Türk Cumhuriyeti Hükümeti’nin Kamerli Reisliği de tekrar 9. Kolordu Kumandanı Yakup Şevki Paşa’ya müracaat ederek isteklerde bulundu. Aras Türk Cumhuriyeti Hükümeti’nin bu konudaki telgrafı şöyleydi.

       Asırlardan beri Türk hülyası ile yaşayan yüz binlerce Kafkas ahali-i İslamiyesi’nin din ve kan kardeşlerine kavuşmak sureti ile gördüğü ve geçirmekte olduğu şu mesut günlerinin bizde husile getirdiği tesiri tariften aciziz. Bununla beraber icabat-ı siyasiyye yekdiyerimizden muvakkat ayrılacağımızı işittiğimiz günden beri de bütün büyük, küçük hepimiz dilhunuz[35]. Yalnız Allah’ın bize bu kadarını bahşettiren kudretine teslimiyete az zaman sonra yine bu iştiyak-ı amalimize muvaffak olacağımızı ve bu yolda her şeyi göze almakla yine kavuşacağımızı ümit ederek müteselli oluyoruz. Buna neye mal olursa olsun nail olmaya biz ahd ettik. Yegâne ümit ve penahımız olan hükümet-i Osmaniye’nin de bizi unutmayacağını biliyoruz. Bu suretle Türk Ordusunun terke mecbur edildiği bu Türk ve İslam mülkünde kalacak olan biz Kafkas Müslümanları, her vakitten ziyade kin ve adaveti artıran ve daima kanımızı içmek için bir iştiyak besleyerek fırsat bekleyen hunhar, canavar ve her türlü şenaat ve fecaatları irtikabla lezzet duyan Ermeni askerleri, Ermeni ahalisi hucumuna maruz kalarak birçoklarımızın yine kama ve süngüler altında imha edileceğinden korkuyoruz. Gerçi baş başa müdafaa-yı mevcudiyet ve namus azminde bulunmağa ahd ettik ve çalışıyoruz. Ve çalışacak isek de zulum ve istibdat bazıçesi olarak intikal ve ihtiza ve kendi kendiliğinden hareket hassalarından cebren, zulmen uzaklaştırılmakla bu zamana kadar yaşamış olan bizlerin böyle bir hal karşısında medetsiz ve muavenetsiz edeceğimiz tayin edilmeyerek, bu surette nahak yere çok kan ve din kardeşlerimizin hederini mucip bir tecavüze maruz kalacağımız hissediyoruz.

Allah, Millet-i İslamiyye’nin ve asseten Türklüğün bani ve hamisi olan öz padişahımızı, ordusunu, milletini her vakit muvaffak eylesin. Bizi de görmek isteyen büyük muzaffer komutanlarımızdan bervechi zir noksanlarımızı teminine iradelerini ve bütün Aras Havall- İslamiyyesi namına  zirde vaz’ülimza bizler ihtiyacını mübrim ve müdafaa-yı ırz ve namus ve hayatımıza medar şunları vermenizi şiddetle istirham ediyoruz. 1- Teşekkül etmiş ve etmek üzere büyük esaslar üzerine hareket karar vermiş olan (Aras Türk Hükümet-i Muvakkatası) milisleri için; iki batarya top ve lüzumu kadar makineli tüfek ve bunlara lazım olacak cephane, malzeme ve koşum hayvanatı, icabı kadar gönüllü ve her masrafı maaş üzerimize mevdu ve her vakit Hükümet-i Osmaniyye’nin vaz’iyyet-i siyasiyyesini nazar-ı dikkate larak tekeffül edeceğimiz zabitan ve efrad ile iki doktor ve bu kadar tüfekçi ile bir miktar edviye ve malzeme-i sıhhıye itasını 2- Yeni elbise alan kıt’aat-ı Osmaniyye’nin metruk ve köhne elbiselerinin bu milisler için verilmesini. 3- Üç Kilise (Ecmiyadzin), Iğdır, Nahçıvan mıntıkalarından miktar-ı kafi erzakın şimdiden itasına iradenizi talep ve istirham eyliyor.

                                                                      Aras Türk Hükümet-i Muvakkatası

                                                                                              Kamerli Reisi

 

Gerni basar              Vedi Basar                Şerür              Nahçıvan                  Zengibasar

Aza                            Aza                            Aza                 Aza                            Aza

İmza                           İmza                           İmza               İmza                           İmza

 

 

 

Hükümet, bütün bölgede teşekkül ettirdiği milis taburlarını güçlendirmek için Osmanlı’dan yani İslam’ın özellikle Türklüğün Bani ve hamisi olan tek makamdan bir yerde “Devlet Baba” dan yardım istemiş ve onun himaye ve yardımları ile de varlığını, ırzını, namusunu korumaya çalışmıştı.

            Osmanlı ordusunun bölgeden resmen çekilmesiyle itilaf devletleri adına bölgede bulunan İngilizler, Cenubi Kafkas bölgesinde kurulan küçük yerel Türk Hükümet ve şuralarına pek ses çıkarmamakla birlikte bunların birleşerek büyük güç teşkil etmelerini de istemiyordu. Bunun için el altından çalışıyordu. Musul ile Kars arasındaki topraklarımızda propaganda ile Kürt aşiretlerini ayaklandırıp, özellikle Aras Nehrinden Hakkâri’ye kadar olan kesime hâkim olan II. Kafkas Fırkamızın gücünü kırarak Ermenilerin istilasını kolaylaştırmak istiyorlardı. Iğdır dolaylarında Ermenilerin aşiretler üzerinde yaptıkları menfi propagandaların aynısını İngilizlerle yaptığı bir mukavele ile İran’ı, İngilizlerin kontrolüne bırakmıştı. Bu durum Güney Azerbaycan Türklerinin Nahçıvan ve Doğu Anadolu’ya yardımlarını engelliyordu. O devrin şuursuz İran yöneticilerinin siyasi tavrı Türkiye Devletinin ortadan kalmasına yönelikti. Birinci Dünya Savaşı sonrası, İran Hükümeti de İngilizlerin isteklerine uyarak, M:Ö Part-Roma sınırı, yani Fatih Sultan Mehmet zamanında hududu bulunan Fırat Nehrine kadar toprakları Osmanlı hükümetinden istemiş, daha doğrusu Avrupa’nın istekleri doğrultusunda istettirilmişti.

            Türk Ordusunun Mondros hükümlerine uyarak bölgeden çekilmesiyle Ermeniler, Oltu, Kars, Iğdır, Nahçıvan ve diğer yerlerde Türk-İslam ahaliye karşı amansız katliamlara başlamışlardı. Özellikle Ermenilerin Doğu Anadolu’ya açılmaları için büyük engel gördükleri, Türk-İslam ahalinin yoğun bulunduğu Şöregel, Erivan güneyindeki Zengibasar, Vedibasar, Nahçıvan bölgeleriyle, Iğdır yöresinde silahlı katliam birlikleri meydana getirmişlerdi. Durum vahimdi. İstanbul Hükümeti 24 Şubat 1919 günü Kazım Karabekir Paşa’ya karargâhı Erzurum’da bulunan 15. Kolordu Kumandanlığına tayin etti. Kazım Karabekir Paşa İstanbul’da uzun süren önemli hazırlıkları yaptıktan sonra Trabzon üzerinden 3 Mayıs 1919 tarihinde Erzurum’a gelerek 15. Kolordu Kumandanlığı görevine başladı.

Kurtuluş mücadelemizin önemli bir halkası olan Kafkas Cephesinde (Batum, Çıldır, Kars, Erzurum, Iğdır, Erivan ve Nahçıvan bölgeleri) 1918’den 1921 yılına kadar olan faaliyetleri, kazım Karabekir Paşa’nın resmi vesikalarına dayanan “İstiklal Harbimiz” belirtilmektedir.  Kazım Karabekir Paşa hatıralarında: Nahçıvan’a gitmek ve hareketi idare etmek üzere Piyade Yüzbaşı Halil, Asteğmen Osman Nuri, Asteğmen Edip, Topçu Mülazım-ı evvel Naci efendiler gideceklerdi.  Yüzbaşı Halil Efendi, vaktiyle o havalide kuva-i milliye kumandanlığı yapmıştı. Mahalli ahvale vakıf, cesur bir subaydı. Bu işe yine talip olmuştu. Beyazıt’ta bulunuyordu. Erzurum’a celp ile kendisine talimat verdim. Nahçıvan gençlerinden (1918’de) bir alay teşkil etmiştim. O bölgedeki Ermeniler, de tedip olunmuştur. Gelen Ermeni kuvvetlerini imha ile teşkilatı genişletmek ve mahalli bir şura hükümeti halinde idareye başlayarak tarafımdan verilecek sonraki talimata göre hareket etmek.

Temmuz 2’de (1919) bir Fransız albayı Erivan’dan geldi. Despriyer ismindeki bu zat ziyaretime geldi. Nazik ve zeki. İtalyanların 3 Temmuz’da Batum’a çıkacaklarını söyledi. Güya İngilizler çekileceğinden Kafkasya’yı İtalyanlar işgal edeceklerdi. Kendisi yarı (3 Temmuz) Trabzon yolu ile Fransa’ya gidiyor. Milli kararımızı ve pek kuvvetli olduğumuzu bu zata anlattım. Dedim: Adalet, adalet ise Türkiye yaşayacaktır. Adalet kuvvet ise yine Türkiye yaşayacaktır. Lehimize Paris’te bizzat çalışacağını vaat etti. 

Bugün 3 Temmuz İstanbul gazetelerinin aşağıdaki hülasalarını Genel Kurmay haber alma şubesi bildirdi. Ermeni istek ve iddialarını tetkik eylemek üzere on iki kişiden bir Amerikan Heyeti bu kere Kafkasya’dan şehrimize gelmişti. Adı geçen heyet kesin vesikalara dayanarak tertip eylediği raporu sulh konferansına takdim eyleyecektir. Raporun hülasası:

1-    Ermenistan nüfusunun kalmaması dolayısıyla Ermenilerin tasarladıkları gibi muazzam ve geniş hükümet haline gelmesi mümkün değildir.

2-    Ermenistan’daki para sıkıntısı o nispette hissedilmektedir. Para yardımında bulunulmadığı takdirde hükümetin hayatını devam ettirmesi mümkün olamayacaktır.

Bu halde Ermenistan’dan aldığımız haber 5-6 Temmuz günleri Ermeniler Erivan civarında Büyük Vedi Kasabasına hücum etmişlerdir. Fakat mağlup olarak geri çekilmişlerdir. 800 ölü, 1200 yaralı varmış. 2 top, 6 makineli tüfek, bir hayli ganimet Türklerin eline geçmiştir. Harekâta memur generalin verdiği gizli emir de ele geçirilmiştir. İçindekiler İslamların tümüyle imha ve Aras’a döküleceğidir. Taarruz eden bu generalin imzası General Mayor Şolkonikof’dur.

Olaydan sonra Erivan’dan iki İngiliz subayı gelerek “Ermenilerle İslamları barıştıracağız, toplar da İngiliz birliklerinindir.” Diyorlar. Topları alıp gidiyorlar.

Ermeniler, Kars, Ardahan, Nahçıvan, Şerür, Iğdır mıntıkalarını işgal ettikten sonra Müslümanları imha maksadını takip ettiğini ve açıktan açığa Müslümanları kâmilen kesileceğini ve yeryüzünde Müslüman’ın bırakılmayacağı söylemeye başlamışlardı.[36]

5, 6 -1919 günü Iğdır’dan Beyazıt’a bir İngiliz Mülazım-i evveli mahiyetinde bir Ermeni tercümanı gelerek Beyazıt mutasarrıfı ile görüşmüşlerdir. 25.9.1919’da Amerikan heyetine verilen raporda: Ermeniler Kamerli mıntıkasında üç İslam karyesi ahalisini katletmişlerdir. Aras’a atmışlardır. Bu mes’ele İslam ahalisini korkutmuş, birçoklarının emval ve eşyalarını bırakarak dağlardan firar ederek civar İslam köylerine hududumuza iltica ve hicret etmelerine sebep olmuştur. Revan mıntıkasından Gor, Ömerulaya ve Süfla, Abbas, Şiran, Rihan, Çığandır, Buranlı, kariyerlerinden Bruki Aşireti Ermenilerin bu mezalimlerinden korkarak dokuz yüz hanede beş bin beş yüz kırk beş nüfus hicret ve hududumuza iltica etmişlerdir. Iğdır mıntıkasında 10-15 Temmuz arasında İslam kariyerlerinden silahlarını teslim etmelerini istemişlerdir.  İslamlar mutavaat göstererek en evvel Sürmeli, Gelgel, Karabulak, İncesu, Harebe kariyeleri teslim etmişler. Ermeniler bunların silahlarını aldıktan sonra rüesasını toplayarak katletmişlerdir. Bu vak’a üzerine o mıntıkada bulunan yetmiş köy tekliflerine karşı teminat istemişler. Bunu üzerine Ermeniler İslam karyelerine tecavüz ederek birçok köyleri ve ahalisini katliam etmişlerdir. Ermeniler 12.8.1919 günü Iğdır mıntıkasında Molla Ömer (Mollakamer/Tuzluca) cenubundaki Tavusgölü (Tavusgün) (şimdiki, adı Gedikli/Tuzluca) kariyesine baskın yaparak ahalisini kamilen katl ve ifna etmişlerdir. 13.8.1919 günü Yukarı Katırlı ve Aşağı Katırlı kariyelerinin erkeklerini kamilen toplamışlar ve erkekleri kamilen katletmişlerdir. Yine o günlerde Alikös Alköse (Ali Hoca) (Aliköse/Tuzluca), Parçanız (Perçinis) (Yüce Otak/Tuzluca) Hamurkesen kariyelerinin erkeklerini tefrik[37] ederek ekserisini katletmişlerdir. Iğdır civarında 21 İslam kariyesine baskın vererek dağıtmışlar. Müslümanlardan yakaladıklarını katletmişlerdir. Kadınları çıplak olarak Ecmiyadzin’e götürmüşlerdir.

Ara­lık 1918 Tarihinde Er­me­ni­ler Ser­da­ra­bad is­ti­ka­me­tin­den sal­dır­dı. Iğ­dır’da Ha­cı Mir­za Be­ğ’in 150 at­lı­sı ve 1500 ki­şi­lik Iğdır ala­yı  (Halk Ala­yı) kar­şı koy­du. Er­me­ni­le­re bir hay­li ölü ve ya­ra­lı ver­dir­di. Yü­züs­tü ka­çan Er­me­ni bir­lik­le­ri Aras sa­ğın­da­ki köy­ler­de kır­gın yap­ma­ya ko­yul­du­lar.

17/18 Ocak 1919 Kars’ta  “Ce­nub - Garb-ı Kaf­kas Hü­kü­me­ti Mu­vak­ka­tai Milleyesi” ku­rul­du. He­men ça­lış­ma­ya baş­la­yan ba­kan­lar ku­ru­lu Kars Va­li­li­ği­ne Iğ­dır/Karakoyunlu’nun Hü­se­yin kent­li Meh­met Beğ (Aras­lı) Ali Beğ oğlunu ata­dı.

Hiç­bir za­man bü­yük bir­li­ğin te­şek­kü­lü­ne ta­ham­mül ede­me­yen İn­gi­liz­ler, 12000 İs­koç­ya­lı ve Ye­ni Ze­lan­da­lı as­ker­le parlamentoyu bas­tı­lar. İki ki­şi­yi öl­dür­dü­ler. Erzurum da bu­lu­nan Dı­şiş­le­ri ba­ka­nı Fah­ret­tin Er­do­ğan ile Ba­tum­’dan ka­çan İç İş­le­ri ba­ka­nı Alı Ri­za Ata­man dı­şın­da hep­si­ni Mal­ta Ada­sı­na sür­dü­ler. Meh­met Beğ Ali Be­yoğ­lu da bun­lar için­dey­di. 

1918 baş­la­yan 1919 da sü­rüp gi­den vah­şi, bar­bar, kan­lı Er­me­ni sal­dı­rı­la­rı bit­mek bil­mi­yor­du. 1919 İlk­ba­har­da da kan­lı iz­ler bı­ra­kı­yor­du. Zen­gi­ba­sar, Ger­ni­ba­sar, Ve­di­ba­sar sal­dı­rı­la­rı ya­nın­da Iğ­dır’da da kır­gın uy­gu­la­ma­ya dur­ma­dan de­vam ediyor­lar­dı.

Bu köylerden yedisinin adı, Kulubey, Kerim Arkı, Canfeda, Kazancı, Küllük, Yağcı (Yaycı), Kiti’dir. Iğdır havalisinde bulunan rüesanın[38] kısm-i azami toplanmış ve Kırkbulak ve Ecmiyadzin taraflarına gönderilmiş, akıbetlerinden haber alınamamıştır. Bu hareketle bu mıntıka halkını izabetmiş. Bilhassa yapılan mezalim ve namusa tecavüz İslam kadınlarını çıplak olarak askerleri arasında gezdirmeleri ve asker hayvanlarına bu suretle bindirilip götürülmeleri ahalinin galeyanını ve bir kısım İslamların müdafaasını mucip olmuş ve bu suretle Kulp (Tuzluca) mıntıkasının İslam aşairi eline düştüğü istihbar[39] kılınmıştır. Iğdır mıntıkasından Sürmeli, Karabaçlı, Yağlırağa kariyerlerinden ve Zilan Aşiretlerinden seksen yedi hanede beş yüz elli beş nüfuz hududumuz dâhiline hicret etmiştir. 

Nahçıvan ve Aras boyu Türklere meskûn olup Anadolu’nun Türk Dünyasına açılan önemli bir geçit bölgesiydi. Ermeniler bunu çok iyi bildikleri için Türkiye ile sınır olabilecek toprakları üzerinde Türklere meskûn bir yer bırakmak istemiyorlardı. İngiliz ve Rus siyaseti de bu doğrultuda idi. Bunun için anılan devletlerden güç alan Ermeniler, bölgedeki ahaliye karşı katliam ve sürgün planlarını uyguluyorlardı.

 

Ermeniler, 19.06.1920 Tarihinde Zengibasar mıntıkasında bulunan köyleri basmışlar ahaliyi katletmişlerdir. Katliamdan kaçık kurtulmak isteyen 1500 kişi Aras Nehrinden Aralık tarafına geçerken yakalanıp tamamı hunharca katledilmiştir.

17.09.1920 tarihinde Ermeniler büyük bir saldırı ile Iğdır’ın Oba Köyüne[40] hücum ederek köy ahalisini bir dama doldurarak yakmışlardır. Yine Yaycı Köyüne saldırarak, silahsız, yaşlı çoluk çocuk ve çocuğa büyük bir katliam yapmışlardır. Oba Köyünün kuzeyinde bulunan Hakmehmet Köyüne[41] baskın yaparak topladıkları köylüleri bir kuyuya doldurarak katletmişlerdir.

27 Haziran 1920 gecesi Serdarabat Kasabası, Hacıbayram ve Hayırbelli köylerine[42] Ermeniler ani baskın yaparak acımasızca silahsız köylüleri yaşlı, kadın ve çocuk ayrımı gözetmeden katletmişlerdir. Kaçık kurtulmağa çalışanları Aras’ı geçerken yakalamışlar ve katletmişlerdir. Çoğu insanlar da Aras’ta boğulmuştu

Ermeniler 2 Temmuz 1920 günü Tuzluca bölgesine saldırarak 300 Müslüman’ı katletmişlerdir.[43] Ermeniler Ağrı Dağı eteğinde köylerde oturan Çunkanlı (Cumukanlı) ve Banuki İslam Aşiretlerine bakın düzenleyerek katletmişlerdir.[44]

Ermeniler, Ağrı Dağı ile Alagöz Dağları arasında bulunan Sahat Çukuru (Aras’ın sol sahili) ve Sürmeli Çukuru (Aras’ın sağ sahili) yerlerde Rusları ve diğer devletleri arkalarına alarak büyük bir katliam yapmışlardır.

14 Kasım 1920 Günü Ordumuzun kesin netice alan taarruzu ile Iğdır ve yöresi tamamen Ermenilerden kurtarılmıştır. Her cephede büyük darbeler yiyen Ermeniler, 17 Kasım 1920’de Kazım Karabekir’e Gümrü’deki karargâhında sulh şartlarını kabul ettiklerini bildirdiler. 02-03 Aralık 1920 Günü neticelen Gümrü Anlaşması[45] imzalanmıştır.

 

3. 11,1918. Aras Türk Hükümetinin kuruluşunu H. Ekber TUFAN[46] (Melekli) şöyle anlatıyordu: Kasım 1918 günü 9. Ordu telgrafı Iğdır’da Mehmed muhiddin Bey’e geldi. O da Iğdır hükümeti komitesine gelerek bize izah etti. Hükümet olarak Kamerli’de toplanmamız gerekiyordu. Sürmeli (ığdır) sancağından Mehmet Muhudin bey, Eleşref bey ve ben Ekber Ramazan (Ali Ekber Tufan) milletvekili seçilerek Kamerli’ye gittik. İki hafta zarfında 60 milletvekili bir araya geldi. Türk ordusunun buraları terk etmesi sonunda Wilson Prensiplerine göre çoğunlukta olan Türklerin yönetimi elinde tutması için “Aras Türk Hükümet-i Muvakkatesinin” kurulmasına karar alındı. Bir anayasa hazırlanarak sonra seçime geçildi. 18.11.1918 Hükümet merkezi Türkiye’ye yakınlığı itibarıyla IĞDIR belirlendi. 9. Tümen karargâhı yanı Kamerli’de yapılıyordu.

Sonuç olarak Aras Havzası’nda vatanlarını korumak üzere kurulan: 09 Ekim 1918'de Ahıska Hükümet-i Muvakkatası, 3 Kasım'da Aras Türk Hükümeti, 5 Kasım'da Kars İslâm Şurası kurulmuştur. 15 Kasım'da Birinci Kars Kongresi düzenlenmiş ve sekiz kişilik Muvakkat Heyeti seçilmiştir. 30 Kasım'da İkinci Kars Kongresi (Kars İslâm Şurası Büyük Kongresi) düzenlenmiş ve Millî Şura Hükümeti kurulmuştur. Aras ve Ahıska'daki hükümetlerini birer şubesi sayarak Millî Şura Hükümetine katılmıştır.

 

 

 

 

ARAS TÜRK CUMHURİYETİ MİLLİ SAVUNMA GÜCÜ[47]

 

A-IĞDIR

 

1-    Hacı Mirze Beğ Destesi:[48] Iğdır- Mavalı Hacı Mirze Beğ’in şehre yetiştirdiği kuvvetlerdir. Milli Alay da denmektedir. Türk subayları ve çavuşları tarafından özel surette eğitilerek kısa zamanda nizami birlik haline getirildi. 1500 kişiden ibaret olan bu kuvvetlerin süvari müfrezeleri de vardı.

2-    Küllük’lü İsmail Beğ Destesi: Yiğit ve kahramanlığıyla sevilen İsmail Beğ, özel kuvvetler kurmuştu. Kurduğu birliklerle Ermenilere karşı yaptığı savaşlarda ün kazanmıştı.

3-    Aliköçek’li (Iğdır/Merkez) Nağdeli Beğ Destesi: Çevrede yaptığı kahramanlıklarından dolayı ismi “Koçak Nağdeli” ünüyle anılırdı.

4-    Oba’lı Kasım Beğ Destesi: Çevre köylerden topladığı yiğit gençlerden oluşturduğu kuvvetlerle önemli bir güç oluşturuyordu.

5-     Ağaver’li (Iğdır/Merkez) İbrahim Beğ Destesi:İbrahim Beğ’in yüz kişilik bir kuvveti vardı.

6-    Amarat’lı (Çakırtaş/Iğdır Merkez) Muhtar Beğ Destesi: Yörede oluşturduğu kuvvetlerle birlikte Aras Nehri’nin sol sahilinde bulunan İğdeli ve civar köy kuvvetleri ile birlikte hareket ediyordu.

7-    Melekli Kuvvetleri: Aras Hükümeti’nin en büyük gücünü oluşturuyordu. 4000 nüfuslu bu kasaba önemli bir yerdi. H. Ekber Ramazan (Tufan), Zöhrap Bey (Makinist), Cevat Han (Settar Han), Şahhüseyin (Turan), Meşhedi Esat (Oğan), Seyfullah Çatak, Meşhedi Allahverdi (Yılmaz), Hacı İbrahim (Artantaş) Rıza Kulu (Turan), Ferman (Varol), Demirbaş gibi kişiler bu kuvvetlerin önemli kişileri idi.

8-    Günde’li Han Ali Oğlu Muhammed Destesi:[49] Çevrede oluşturduğu kuvvetlerle önemli bir güç teşkil ediyordu.

 

B-KARAKOYUNLU:

1-    İbişoğlu Meşhedi Ekber Destesi: Bu destede, Hacı Abbas Toktamışlı, Şeyh Ali Gölalı, Hacı Ramazan Polat, Hacı Ahmet Şıktaş, Hacı Kerem Şıktaş, Hacı Emrah Güzel gibi önemli kişiler mevcuttu.

2-    Hüseyinkent, Seferkulu, Şıracı, Gökçeli, Bayatdoğanşalı köylerinde meydana getirilen kuvvetlerdi.

3-    Kacardoğanşalı: Süleyman Abbasoğlu, Oğlu Deli Abbas (Aydın) Kelbelayı Behlül (Bağır-Uşağı), Ali Hacı Abbasoğlu gibi kişilerden oluşan kuvvetler Taşburun ve çevresinde Ermenilere karşı mücadele eden önemli kuvvetlerdi.

4-    Dize (Koçkıran): Feyzullah (Davutlu), Meşhedi Abbas Özer (Davutlu), Süleyman Sinco (Çetinyol), isimli kişilerden oluşan kuvvetti.

5-    Kerimbeyli: İbrahim Ezo Oğlu, Meşhedi Samed (Sofuoğlu), Nabatlı (Aktan) bu kuvvetin önemli kişileri idi.

 

C-ARALIK:

1-    Koçak Nesip (Çiftlik) Destesi

2-    Meşhedi Bilal (Toksöz/Mirzehanlı) ve Kelbelayı İsmail Desteleri.

3-    Ramazankent: Abbas Ali (Nevruzzade) ve yeğeni Esat Kuluzade

4-    Ortaköy: Abuzeroğlu Ali, Abuzeroğlu Hüseyin kardeşler. K. Ayvaz (Ekinci), Hacı Muhammet Ali (Demirkol)

5-    Hasanhan, Öküzlü Köyleri kuvvetleri.

 

D- KULP (TUZLUCA)

            Ayrım Oymağı: Pernavut (Gaziler) Hasan Ali Oğlu Şamil (Ayrım) Beğ kuvvetleri. Bu kuvvet 300-500 kişilik kuvvet arasında değişiyordu. Kulp (Tuzluca) nın Oğurca (Uğurca), Güllüce köylerindeki kuvvetlerle Iğdır Merkez Aşağı Erhacı, Ağaver, Sarıçoban ve Küllük köylerindeki Ayrumlular teşkil ediyordu. Ayrum Oymağı Kağızman’da bulunan Ali Riza (Ataman) kuvvetleri ile irtibat halindeydi.

 

E-DİĞER KUVVETLER

1-    Hamit Beğ Destesi:  300 atlı kuvveti vardı.

2-    Ali Mirze Beğ Destesi: Pamuk Dağı, Suveren (Ergov) civarlarında 200 kişilik kuveti vardı.

3-    Hacı Tahir Ağa Destesi: Radikanlı Aşireti Reisi

4-    Tayfur Ali Oğlu Destesi: Bürikanlı Aşireti Reisi

5-    Ahmed-i Şemo (Hun) Destesi:

 

ARAS NEHRİ’NİN SOL SAHİLİNDEKİ (SAHAT ÇUKURU/ÇUKUR-U SAHAT) KUVVETLER

1-    Zengibasar Kuvvetleri. Revan’a (Erivan) 6 Km güneyinden itibaren Zengi Çayının suladığı Ova. Yüzbaşı Ali Muhittin Bey, Zengibasar gücünü oluşturdu.  Burada 37 Türk Köyü vardı. Önce Hüseyin Zengi kuvvet oluşturdu. Arkadaşları Şeyh Kasım, Hacı Recep, Hacı Manaf, Muhammet Şöllü, Esat Beğ, bu kuvvetin önemli kişileri idi.

2-    Gernibasar Kuvvetleri. Gerni Çayının suladığı alan. Hudayar Kasımoğlu bu kuvvetin önemli kişisidir.

3-    Vedibasar Kuvvetleri: Abbasgulu Beğ Hanbabaoğlu (Şadlinski) Abbasgulu Beğ, Hacı Tahmasb, Şemidin Beğ, İsmail Usupoğlu, Sultan Mecit Han, Küçük İsmail bu kuvvetlerin önemli kişileri idi.

 

NAHÇIVAN

            Nahçıvan’da Kazım Karabekir Paşa’nın 07/08/1918 Yılında kurduğu Alay mevcuttu.  Bu kuvvetlerin başında Yüzbaşı Halil Beğ ile Nahçıvanlı Kelbi Ali Han idi. Aras Türk Cumhuriyeti’nin önemli bir kolu olan Nahçıvan Şura Hükümeti’nin Başkanı Ali Ekber Hamzaoğlu idi. Diğer üyeler ise Allahyar Beğ, Hasan Beğ idi.

Sederek Milli Teşkilatı: Elekber Katta (Muhtar/Kethuda) Ağabala Meşhedi Hüseyinoğlu, Elekber Sadıkov, Necef Ennağıyev, Musa Mehdiyev, Kelbelayı Elekber Hüseyinov, Süleyman Kerbelayı Hasanoğlu, Rıza Haydarzade gibi kişiler bu kuvvetin önemli insanları idi.

Noraşin-Şerür-Derelegez Kuvvetleri: Bu kuvvetin başında Noraşınlı Fetullah Beğ, Yeniceli Meşhedi Elesker, Meşehedi Hüseyin bu kuvvetin önemli kişileri idi. Yine Şerür Bölgesinde Hacı Hamza, Şahüseyin Beyli, Tağı Bey, Ahmet Sefibeyli, Tağı Efendi, Necef Ennağızade, Hacı Mehralı Bey Ermeniler karşı savunma yapan kişilerdi.

 

ARAS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN SINIRLARI:

Aras Türk Cumhuriyeti, Alagöz/Elegez Dağları ile Ağrı Dağları arasında bulunan büyük ovalıkta bulunan yerleşim yerlerine hükmetmekteydi. Bu büyük ovayı (Sahat Çukuru-Sürmeli Çukuru) Aras Nehri ikiye ayırmaktadır. Bu yerleşim yerlerinde bulunan yer adları şunlardı:

 

1-Kırkbulak Mahali: Şimdiki Abovyan Rayonu arazisinde bulunmaktadır. Bu Mahalda 32 kent bulunmaktaydı. İyindüz, Garagala, Gedergöl, Küzecik, Güllüce, Garaceyran, Tecerabad, Bezekli, Arzap, Norinus, Damcıl, Katikut, Guylu, Gızılgala, Tezharap, Babacur, Damagirmez, Dellekli, Kengan, Göykilise, Yaygı, Çobangerekmez, Azaklar, Muradtepe, Arzın.

2-Zengibasar Mahalı: Şimdiki Masis Rayonu arazisinde Bu Mahalde 8 yerleşim yeri mevcuttu. Hesenağa, Sinnik, Garaçalar, Ozanlar, Dercan, Yenikent, Ceferabad, Beybudağ,  Ali Kuli Uşağı, Melik Ahmedlu, Kuananlu Muskanlu, Temursnuskanlu, Balagasanlı, Hidirli, Gelcik, Bahtiyarlu, Şahverdilar, Eyvazlar, Kadilu, Kök-Kala, Gurdisilu, Mazra, Novlu, Şurnuha, Şamsuz, Kurtkalag, Cibiklu Verneye, Cibuklu Nijneye, Hallava, Mamedlu, Georcih, Cıldir, Ain, Mistan, Karagaç, Çardahlu, Halaç, Gacilu, Usublu, Kercanlu, Karagaç 2,ilu, Polatlu, Artiz, Giok-Yol, Farican, Saldaş Toroslu, Kalacih, Mazitlu, Zor, Mehrilu, Çaralu, Seytas, Dağbaşi, Karıgışlah, Hesen Ağa

3- Garınbasar Mahalı: Şimdiki Artaşat Rayonu (Kamerli) Bu Mahalde 48 Türk yerleşim yeri mevcuttu. Mesimli, Taytan, Bayrameli Kışlağı, Gulagsis, Zöhraplı, Kurtkent, Şefnabad, Gırbuzovand, Başkerin, Mirmollaehmet, Kakavus, Şehriyar, Şogaib, Eyraniseufla, Kerpiçli, Abdallar, Kurba-gala-ulya, Ellice, Buralan, Sultantepe, Ezizli Eli Sorki, Gelokend,(Kolikent/Aralık/Iğdır) Garahacılı, (Karahacılı Aralık/Iğdır) Hıdırlı,(Aralık Iğdır Adetli Köyü Mezrası) Elaltı, taraşköy, Eligızıl, Bulakbaşı, (Karakoyunlu/Iğdır) Bayramlıkent, Purçe,(Pirço/Saraçlı/Aralık/Iğdır) İmamverdi Galası, Terekemeler

4- Vedibasar Mahalı: Şimdiki Ararat Rayonu. Bu Mahalde 33 Yerleşim yeri mevcuttu. Reyhanlı, Şirazlı, Garalar, Sarayı, Çatgran, Garabağlar, Culfa, Garabağlar-Yıya, Tala-Savan, Şahbazlı, Zencirli, Punnut, Şorsu, Daçnov, Hesengala, Caferli, Ortuk, Belican, Keşekli, Ababsabat, Eligızlı, Muradabad, Elnabad, Eligrağı, Kündük, Bahçacık, Hemut, Gızılveren, Zimmi, Musacık, And, Gazancı, Hosrof, Hash

Vedibasar, Çığın Deresi, Milli Deresi ve Çanakçı Deresi boyu yerleşen kentlerden ibarettir. Çığın Deresinde; Heyranis,Küsüz, Çimenkent, Garabağlar, Camişbasan, Ezizikent, Aşağıcamışbasan, Garagoyunlu, Bahçacığı, Garatoprağ, Ağbulag, Hıdırellez. Milli Derede; Çatma, Kotanlı, Ağasıbeyli. Çamakçı Deresi’nde; Şahablı, Gedirli, Garaguzey, Zincirli, Esli, Gaşga, Çanakçı, Ceferli.

       Vedibasar Aran Kentleri: Büyük Vedi kentinden Aras Çayına kadar ve Aras Çayı boyunca uzanan geniş bir arazideki yerler. Büyük Vedi, Küçük Vedi, Almehmet, Şirazlı, Çatkıran, Reyhanlı, Avşar, Develi, Çemberek, Arzadeyen . Aran Kentleri İrevan’dan Nahçıvan arasından Baku’ye uzanan güney Kafkas demir yolu hattı.

5-Şerür Mahalı: Şimdiki Nahçıvan (Sederek arazisinde)

6-Sürmeli Mahalı: Iğdır ve çevresi (Aras Nehrinin sol sahili) Yaycı, Oba, Küllük, Ahmehmet (Hakmehmet/Iğdır Merkez) , Kasımcan (Iğdır Merkez), Arapkirli (Bayraktutan/Iğdır Merkez), Kuz Ovudan (Kuzugüden/Iğdır Merkez), Sarı Çoban (Sarıçoban/Iğdır Merkez), Ağaver (Iğdır Merkez), Surmalı, (Sürmeli/Tuzluca) Kaçancı (Kazancı/Iğdır Merkez), Najdalı (Necafali/Iğdır Merkez), Amarat (Çakırtaş/Iğdır Merkez), Malaklü (Melekli/Iğdır Merkez), Kazıkışlak (Kadıkışlak/Iğdır Merkez), Iğdır Mava, Sultan Abad,(Iğdır Merkez Mahaller) Argacı 1 (Erhacı/Iğdır Merkez), Argacı 2, Argacı 3, Karakoyunlu, Zülfükar (Iğdır Merkez), Üseyin Kendi (Hüseyin Kendi/Karakoyunlu), Safar Kulu, (Seferkulu/Karakoyunlu), Çannag Abad (Cennetabat/Karakoyunlu), Aşağı Dıça, Yukarı Dıça, Gasan Han (Hasanhan/Aralık), Karış Bag (Kıraçbağ/Kırçiçeği/Aralık), Okuzli, Kızıl Zakir (Akyumak/Iğdır Merkez), Kurbaklı, Dra Kendi, Parpi, Tapa Başi

7-Derekent Mahalı: Şimdiki Eşterek ve Aragdz Rayonları. Bu Mahalda 8 köy bulunmaktaydı. Garagunlar, Kiti,( Çalpala/Iğdır) Sürmeli, (Tuzluca/Iğdır) Aşık Hüseyin, (Tuzluca/Iğdır) Garabulak, (Karabulak/Tuzluca/Iğdır)

8- Saatlı/Sahatlı Mahalı: Şimdiki Hoktemberyan Rayonu. Bu Mahalda 5 Türk yerleşim yeri vardı. Helil Gışlağı,(Halil Kışlağı) Arman Kövşeni, Mirzehan, Başgışlağı

9- Talın Mahalı: Talın Rayonu. Bu Mahalda 35 kent mevcuttu. Ağyanlı, Sıçanlı, Nadırhanlı, Pirmelek, Sutukulan, Ağakıcık, Mazarcık, Pirtikan, Garagala, Çiçekli, Pusağan, Çaltepe, Muştuhlu, Goruk, Parakend, Daşgala, Çortulu, Baburlu, Sadegli, Zerince, Aşağıdemircili, Sabuncular, Kılınyatağı, Kalaş, Bay-galası, Behlülkendi, Böyük Gızılgala, Göyercin.

10- Seyidli ve Ahsalı Mahalı: Eşterek Talın Abaran rayonları Hemserhed rayonu

11-Serdarabad Mahalı: Höktemberyan Rayonu. Bu Mahalde 9 kent bulunmaktadır. Reçber, Ceferhan, Dövletabad, İtköy, Abdulabad, Fatabad, Molla Bedel, Keçili, Ham.

12-Abaran Mahalı: Aparan (Abran) Rayonu. Bu mahalde 60 kent vardı. Gotur, Tezharab, Şabanlı, Haçbulağı, Gazanfer Köhne, Bitli,, Emirli, Yarbaş, Memişkend, Garabulag, Hamamlı, Girdalı, Cancık, Çilgöl, Şahguluolan, Porsuhlu, Çomuşlu, Ayrıbulag, Muncuhlu, Pembak, Günbaz, Sibitağı

13- Dereçiçek Mahalı: Ahtahrazdan Rayonu. Bu mahalde 33 yerleşim yeri vardı. Sevik, Kiçik, Ördekli, Alapapak, Bağat, Gonangörmez, Eşşekguduran, Çobangölü, Kegaç, Maman, Aydın, Şekerbaşı, Mushana, Sütükyan, Çiçekli, Pirpalıt, Zeynelağa.

14- Gölçay-Göyçe Mahalı: Nor Balazat-Kamo Basarkeçer-Bardine Rayonu. Bu Mahalde 90 yerleşim yeri vardı. Buğtepe, Hacı Mumuhan, Allahverdibey, Üçtepe, Kerimkend, Yuharı Altuntaht, Aşağı Altuntaht, Demirci Pogas, Eyrice, Baş Gözeldere, Hancıgazoğlu, Gızlkilise, Böyükağa, Ağkilise, Göyçay, Sultaneli, Satanağaç, Kervansaray, Eyrice Kerimağa,Kend, Gamaser.

15-Dereleyez Mahalı. Burada da 94 kent bulunmaktaydı. 2972,3 Km karelik alana sahipti. Ahura-Hemzeli, Köverhesen Otlağı, Sübhankent-Hevice-Maradık-Meşin-Yaycı-Cağazur-Haçik-Keledek-Kenizek-Veyseli-Agu-Dayerned-Arpa-Amağu-Çive-Gızılgör, Şekerbeyli-İyveniz-Bağçacık-Rind-Gozluca-Kesengör-Çanakçı-Keşişviranı-Umut-Hats-Ceferli-Gaşga-Enguri-Telsin-Havinçek-Ervilas-İyneli-Kerinüd-Abana Kendi-Vartanes-Vahuseyni-Ağcavenk-Bemetüm-Ağkilise-Gızgalası-Goytul-Sederekhan Gışlağı Mezrası-Meydan, Eli Gışlağı-Eleyez Kendi-Şahyurdu Mezrası-Erdiş-Kemengelül Mezrası-Şahyurdu-Şayi Mezrası-Hors- Obagöy-Rüyerek-Keşişkend-Başgöy-Kesnek-Yenice-Vartayub-Morzav-Ergez-Maliki-Çağatay-Dedeli-Ehili-Soyulan-Kotanı-Goçubey-Galabey-Pürhesenli-Gurdemir-Gümüşcük-Paşalı-Ahta-Gayalı-Garavemg-Muğanlı[50]

16- Ecmiadzin Mahalı: Gacılar, Molladursun, Tors, Kurakosunlu, Aca-Kala, Kirannı, Karamlu, Yayarlı, Patrınc, Ucan, Kovş, Avan, Karacalar, Magda, Dian, Taliş Akarak, Bahçacık, Karvansara, Yaşıl, Yuharı Ağca Kala, Aşağı Ağca Kala, Yuharı Karagommaz, Aşağı Karagommaz, Eşnak, Mehriban, Çihacı, Prind, Talın, Pir Magak, Pir Tikan, Aralıh

Aras Türk Cumhuriyeti kısa süreli bir cumhuriyet olmasına karşın o zamanki şartlarda bölgede yaşayan Türklere savunma ve savaşma azmini kazandırmıştır. Ayrıca Ermenilerin fazla katliam yapmalarının önünü kesmiştir.

Not: Aras Türk Cumhuriyeti’ne ait bilgi ve belgeler ek olarak yayınlanmaya devam edecektir.

 

Kaynakça:

 

Acar Ziya Zakir – “Görenlerin Gözüyle Iğdır’da Ermeni Katliamı”

Abdullah GURBANİ “Bir Ömrün Nahışları”

Ali Eşref UZUNDERE” İnsanlık Suçu”

Çağatay BENHÜR “Sosyal Bilimler Dergisi Sayı: 21- 2009”

Cafer Kıyaslı “Ermeni Kültür Terörü”

Çetinkaya Nihat “Iğdır Tarihi”

İslam Eleskerzede-Nizamettin Onk-“Göyceli Aşık Elesker”

Ka­ra­be­kir Ka­zım, „İs­tik­lal Har­bi­miz“

 Kantarcı Dr. Şenol  “Ağrı Dağı Eteklerinde Yitik Canlar”

Kaşıkçı Nihat - Hasan Yılmaz “Aras’tan Volga’ya”

 ONK Nizamettin “Kafkasya’dan Anadolu’ya Iğdır Tarihi”

Yeniaras Dr.Orhan  “Kurtuluş Savaşında Kars ve Çevres”

 

 

 

 

ARAS TURKISH REPUBLIC

Ziya Zakir ACAR

 

INTRODUCTION

   During the World War 1, after Russian forces, those were formed from Ottoman and Russian Armenians, attacked the eastern part of Turkey and Armenian soldiers in Ottoman Army deserted and joined to the Russian forces with their weapons. Some of the Armenians weren’t able to join the Russian army hence they established armed bands and rebelled. Weapons, which were hided in Armenian schools or in churches for many years, were revealed and Ottoman militaries were attacked and new weapons were stolen. Armed Armenian band leaders commanded ‘’If you want to live, kill your neighbor.’’ So Armenians attacked defenseless Turkish cities, towns and villages and began slaying people. Armenians, who deserted from Ottoman army, obstructed Ottoman forces’ operations, intercepted Ottoman supply roads, ambushed health services, which were carrying wounded soldiers, destroyed bridges and roads, rebelled in cities and paved the way for Russians’ capture. The cruelty of volunteer Armenian soldiers in Russian army was so harsh that Russian commandership needed to take them away from front lines.

      Slaughters, made by armed Armenian bands to Muslim people living around Kars, Iğdır, were lasted between 1915 and 1920. Especially, 1917 Russian Revolution caused Russian armies came apart and let Armenians and Georgians take the forcefulness of the eastern Anatolia fronts. At this time Armenians began to slaughter Turkish people in Anatolia.

     Armenians killed newborn babies, stabbed pregnants in the belly, burned Muslims alive, tortured girls in different ways in the area that Russians captured. Armenians troops slaughtered Turks in Eastern Anatolia and Caucasia.

     % 80 percent of people were Muslim Turks in Iğdır region and the other side of Aras River ( Revan (İrevan), Zengibasar, Vedibasar) regions. Vedibasar and Iğdır regions were very close to future Armenia’s capital, Yerevan.  After signing of the Armistice of Mudros, Armenians captured Iğdır and started to slaughter Turkish people as inhabitants of Iğdır region hadn’t organized yet. Armenians took the Alican (Karakoyunlu) bridge and continued slaughters in this region under the commandership of Dro Drastomet Kanayan and Dr. Hacadur Bonapartyan and their assistants.1

In Iğdır, Tuzluca, and Aralık a great number of Turkish people (children, old people) were killed by Armenians. It was reported on 18th May 1918 from Second Caucasian Commandership to the Third Commandership that Armenians continued their slaughter over Muslims in occupied Caucasia.         

[1]     İnsanlık Suçu Ali Eşref UZUNDERE Türk Tarih Kurumu Basımevi Ankara

 A document dated 2nd July 1920 revealed another aspect of Armenian’s cruelty. In this document, Armenians drowned 1500 children by throwing water, and then it was reported that because of death bodies, the water became undrinkable.

Armenians killed a great number of Muslims, women and children indiscriminately, with torture, and torn their organs from their bodies in Şahtahtı, Zengezur, Nakhichevan, Iğdır, Serdarabad and in another hundreds of  villages around this region between 1915 and late of 1920. Antranik and Bapun bands destroyed villages and looted villagers’ properties and usurped their herds and exiled people, who had managed to be alive. It can be seen in achieve documents2. Armanian bands attacked to Ağbaba, Zarduşad, Şüregel, and Çıldır and killed Muslims with different sorts of tortures on 11th March 1920. Armenians killed 2000 people, mostly women and children, only in Zarduşad and dispelled twenty eight villages completely.

Aras Turkish Republic was founded in this situation. The lands along the Aras River, where mostly Muslim Turks lived, was a good place to provide the needs of people such as food, clothes, woods for heating. There were vastly green lands from between Mount of Agrı (Ararat) and Elegez (Alagöz) mountain to Nakhichevan, Azerbaijan. People were sowing wheat, barley, rice, and cotton. And there were also orchards and vineyards.

There were more than 1000 Turkish towns and villages in today’s Armenia. The lands, Aras River divide, were old Turkish lands. The valley, where Iğdır stays in, is called ‘’ Sürmeli Çukuru’’(Sürmeli plain). The other side of Aras River, Armenian lands, is called ‘’Sahat Çukuru’’( Sa’ad Çukuru-  Çukuru saat) . Sahat Çukuru was also old Turkish homeland. The name of Sahat Çukuru comes from Turkish leader Sa’ad who lived in 14th century. This side and the other side of Aras River were homelands. Aras River divides the wide valley between Mount of Ağrı and Alagöz Mountains. Turkish people who lived in Sürmeli Çukuru and Sahat Çukuru had the same destiny.

 There were more than one thousand Turkish villages in Saat Çukuru, the territory of today’s Armenia. The names of the villages are the best evidence. Capital city of today’s Armenia, Yerevan ( Erivan in Turkish ), was an old Turkish city. The old name of Yerevan was Revan/Irevan. Revan/Irevan was one of the important settlements of Turks. Azerbaijan and Revan/Irevan, which stays at the left side of Aras River, were under control of the founder of Safavid State, Turk Shah Ismail Hatai. Shah Ismail and Revangulu Han built a castle in Revan/Irevan. It was built by Azerbaijani builders. The same castles were built in seven other cities,too. And it was called Revan Castle. The name of Yerevan city came from that castle. 3

Yerevan/Revan/İrevan was also capital city of Revan state, which was founded in 1747 and collapsed in 1827. The main barracks of Karakoyunlu state was in Revan. ___________________________

     2         Dr. Şenol KANTARCI Ağrı Dağı Eteklerinde Yitik Canlar

   3        Abdullah GURBANİ “Bir Ömrün Nahışları” Baku 2005 p. 23

 

Many Turkish poets grew up in Sahat Çukuru. Poet-singer Elesker was born in Ağkilise village (Basar-keçer town, Göğce region) on 21st March 1881. Poet-singer Elesker’s father was living in Ağkilise village. (There were only 70 families.) Another well-known poet-singer (Aşık) Ali was born and lived in Gizilbulak village. Poet-singer Elesker moved to Kalaboynu village of Kelbecer in 1918 because of Armenian brutality. Elesker died in1926 and he was buried in Ağkilise (Azad) cementary.4           Ercişli Emrah also grown in Sahat Çukuru and he lived there. In the story ‘’Emrah and Selvi’’, Sahat Çukuru is a Turkish settlement.

 

 

ARAS TURKISH REPUBLIC (3rd November 1918)

WORKS FOR INDEPENDENCE

 

After the withdrawal of the Ottoman Empire from Caucasia and Elviye-i Selese (Kars,Ardahan,Batum), Turkish people who were living in Aras region started to face Armenian treats. The greatest assurance of the people was Ottoman Empire. Yakup Şevki Pasha and Colonel Rüştü Bey were protecting the region against external attacks. However, Ottoman Empire had lost the First World War and had to leave the area in accordance with international agreements. They had no time as Ottoman could leave the area soon. They had to defend this area themselves. Therefore they started.5

  Sürmeli Sancağı (Iğdır region) had been under control of Tsar for 90 years. During 1917 Revolution, this area was controlled by Turk-Armenian Executive Committee. At this time, Muslim people were slaughtered on 18th March 1918. Region people were in challenging conditions as there wasn’t any weapon to stop this brutality. People began gathering around brave leaders. These national defense leaders started to protect defenseless people in Iğdır, Melekli,Aralık and Tuzluca.6

During the negotiations of the Armistice of Mudros, people learnt that Ottoman could leave the area. Upon which the elders of the region began to adopt measures. When the withdrawal of the army from the area was certain, people of the region wanted 9th Army commander Yakup Şevki Pasha to give some of his soldiers to this area. But in these circumstances he wasn’t able to do that. At this time, most of the Anatolia was captured. The invasion of our lands was getting wider and wider day by day. Our country was facing catastrophe. People who were aware of the situation elected delegates and took measures by organizing militia force for defense.

_____________________________

4  GöyceliAşık Elesker İslam Eleskerzede-Nizamettin Onk 1987 Ankara Kültür Bakanlığı Yayınları

5 Dr. Orhan Yeniaras Kurtuluş Savaşı Yıllarında Kars ve Çevresi p. 110

6 Nihat ÇETİNKAYA Iğdır Tarihi p.97

‘’Ayrım Elleri İslamic Council’’, which was organized by Şamil Bey who was the leader of Pervanut (Gaziler /Tuzluca),Ayrumlu Tribe,at the west part of Sürmeli Çukuru, was defending the area: Kars region at the west, Karakale( between Iğdır-Tuzluca,side of Aras River) at the east, Aras River at the north, and Karaköse( Ağrı province) at the south. This border was the last Ottoman-Russian frontier. There were Ali Ataman Bey’s forces at the west of Şamil Bey’s area.

There were a lot of supporter forces under militia forces. They were Behram Bey (Büyük Han), Abdulla Silo HacıAbdullah Ağa), Hacı Abbas Ağa, Hüseyin Baydar, Mehmet Kuloğlu in Tuzluca, Gadim Sevilmiş, İdris Sevilmiş, İdris Türkan, Eşref Sevilmiş in Çinçavat (Köprüköy), Nevruzali Akkılıç in Kılıçlı, Mehmet and Ahmet Bey Çıraklı, Şamil Bey, Hanlar Bey and Cemşit Bey in Pervanut (Gaziler), Medet Bey and Selim Bey in İncesu, Abdulali Bey in Kirempe( Güzeldere), Ağarıza Kırhan in Kamışlı, Elekber Bey and Hacı Hüseyin Bey in Ekerek(Üçkaya), Meşe Mirze Coşkun in Sükü( Buruksu), Hacı Hasan Bey and Behram Bey in Aliköse, Yusuf Çeken Ağa in Abbasgöl, Hasan Ağa in Güllüce Molla Kamer, Musa Ağa in Karabulak, Cevenk Ağa in Söğütlü, Borcalı Mehmet Bey in Sürmeli, Hacı Musa Ağa in Tekaltı(Akoluk),Ferhat Bey and Beyler Bey in Kağın (Eyrekdere). Militia forces of Tuzluca with Ali Ataman Bey and Kerem Bey were preventing Armenian Forces, which were commanded by General Andric, to attain Armenia.7

Other three Millitia Forces were organized at valley of this region. There were many forces and leaders, took part at the War of Independence, in this area. Kerem Bey (Güneş) was the leader of Islamic Council in Iğdır, Hacı Ekber Bey(Ramazanoğlu) was the leader in Melekli, one of the biggest villages of the valley.

Hacı Ekber Bey was also commanding a Millitia Force at the valley villages. The biggest Central power in Iğdır was Forces of Melekli Islamic Council. There were Sakanlı tribe leader Ali Mirze Bey’s forces at the area of Aralık and between Ağrı Mounts. Sakanlı Tribe was the biggest branch of Celali tribe.Meşedi Bilal Bey and Paşa Bey were the elders of Celayirli Tribe, were commanding a Millitia force in Aralık. Most of the people who had escaped to Iran because of Armenian brutality joined Meşedi Bilal’s forces in Serdarbulak plateau between the two Ağrı Mounts. Another Millitia Forces in the area was Tayfur Bey’s.8

___________________________________

7Nihat Çetinkaya Iğdır Tarihi s. 98

8Nihat Çetinkaya Iğdır Tarihi p. 98

 

 

 

 

 

The Militia Forces and elders of the area gathered and organized a consultation assembly in Vedibasar9,Kamerli Town, as Ottoman Troops had started withdrawal from the area accordance with the provisions of the Armistice of Mudros and Armenians had began slaughters in this region. Nahçivan10,Şerür11,Ecmiyadzin12,Sürmeli13 and Revan14 region’s delegates attended this meeting. They agreed to found a local government for the region. There were a president and six members in this government. Thus Aras Turkish Government was founded on 3rd November 1918. The Capital was Iğdır.

Name: Aras Turkish Republic

Capital City: Iğdır

Establishment Date: 3rd November 1918

President: Emir Beğ Zamanbeyzade

Minister of War: İbrahim (Aydın) Beğ Cihangiroğlu (Kars)

Minister of Finance: Kamber Ali Beğ Benanyari

Minister of the Interior: Bağır Beğ Rızazade

Minister of Foreign Affairs: Hasan Ağa Safazade

Justice Minister: Mehmet Beyzade

Sheikhulislam: 1- Mirza Huseyin Mirza Hasanzade (Shiite)

                         2- Hodja Eğit Efendi (Sunni-Mufti)

Furthermore Tribe leader Ali Eşref Bey was elected as assistant for government. Ali Eşref Bey(also known as Eşref Şemseddinov or Eşref Pasha) was in Iğdır in his last days of his life. His relatives and his family are in Raddkanlı Tribe.( Güllü Ağa family.

Vedibasar is a city in Azerbaijan. It was founded in 1930. Its name was changed to Ararat by Armenians in 1968. The city is 1399 km2. Its altitude is 850-1000 m. there were 75 settlements in Vedibasar. In 19TH century only Azerbaijani Turks were living there. In 20th century Armenians captured the city and Abbasgüllü and his troops defended the city bravely. The city divided into two parts in 1936 and combined again in 1948. The city was abolished by Armenians and they got the control of the city in 1964.

10 Nahçivan: The Nakhchivan Autonomous Republic. (Azerbaijani: Naxçıvan Muxtar Respublikası) is a landlocked exclave of Azerbaijan. The region covers 5,500[1] km² and borders Armenia (221 km) to the east and north, Iran (179 km) to the south and west, and Turkey (13 km) to the northwest. Nahcivan’sTurkey border is called Dilucu. The road is connected with Hasret Bridge.

11 Şerur Rayonu: It is a town in Nahcıvan. There are borders to Armenia and Iran. It was founded in 1930. Its old name was Noraşen Rayonu until 1964. Then the name of the town changed to Iliç Rayonu then Şerur Rayonu. Kalınkaya is the highest mountain in the town(2775m). There are alot of historical places in this town.

12 Ecmiyadzin : It was an old Turkish city. It is a city in today’s Armenia.

13 Sürmeli: It is the name of Iğdır region.(Sürmeli Çukuru)

14 Revan:  It was an old Turkish city. It is in Saat Çukuru. Revan State(1747-1828)  was founded in the same region. The capital was Yerevan.

            Newly founded government issued a notice that ‘’The aim of the Government is to protect more than 1000000 Muslim-Turks’, who are living at the sides of Aras River, freedom and their independence so that we will open new branches in this area and we don’t want to attack any countries’ land but If they attack to our state, we will defend ourselves with weapon.’’ After that they began to arm and organize an army.15

The government used the seals as Iğdır Aras Republic and Aras Turkish Republic. It was highly significant. In these years while Ottoman Empire was ruled with monarchy, a small republic was founded in its lands. It was so interesting and significant. In this respect Aras Turkish Republic was the first republic, founded in Anatolia.16

Aras Government managed to organize a 20 battalion army with teenagers. The number of the soldiers in a battalion was 250-500. The main problems were weapon and army supply. They appealed Yakup Şevki Pasha and 9th Army Commander Colonel Rüştü Bey to want help.

Ottoman army helped Aras Republic and provided weapon and ammunition. Enemy was trying to confuse inhabitants’ mind by provocations and they bought some people who didn’t like his country and nation. They tried to break the nations’ determination to fight. As it can be seen that Aras Republic fought not only enemies but also with these treacherous people.

 England was unconditionally supporting Armenia, which was killing unarmed people even children, to capture the region. Aras government had no friend except itself. State president Emir Bey Ekberzade and Minister of Defense Cihangirzade İbrahim also were in battlefield to raise the morale of the soldiers.

Aras Republic completed the organization and the army soon, so they prevented some loot and some slaughters. Despite the efforts of freedom fighters in Aras region, more than 140 residential areas couldn’t escape from massacre.Çanakçı, Çöl village, Kabaklu, Kurban, Sultanbey Sis, Kehnadar, Kotanlu Argun, Uluhanlu, Arpaköy, Kırkkulak, Karapınar, Çölmerdan, Demirci, Çapıkendi, Çıraklı, Kayalı, Güvercin, Derinkaçar, Eranus, Dehne villages and Nakhichevan, Zengezur, Dereleyez, Serdarabat.

Emir Bey Ekberzade and Cihangiroglu İbrahim Aydın Bey managed to stop heavy enemy attacks in Milisler ,Uluhanlı, Kamerli, Demirci, Yeniçerli and Dehne villages.17

Aras Turkish Republic prevented Turk villages to get attacked much; however Armenians didn’t give up swooping and massacring unprotected Muslim-Turks.

        15-16-17 Dr. Orhan Yeniaras Kurtuluş Savaşında Kars ve Çevresi

 

Despite of the Armenian attacks and cruelty,The government of Aras ,that was founded to protect Muslim people and their lands, announced its foundation with the following declaration:

‘’Emigrants of Revan and Muslim people in Nahçivan,Şerur,Ecmiyadzin and Sürmeli decide to organize a temporary consultation assembly in Kumarlı town(Kamerli) on 17th November 1918 as about 1000000 Muslim people are in danger in Aras region, because of the withdrawal of Ottoman army from that area.’’

‘’ We are approximately one million Muslim people. We have founded a government, called Government of Aras, to protect our rights. Iğdır city is our government’s centre. We will not interfere any other states’ jus or freedom; we will protect our nation’s right by opening new branches. If any other nation violates our people’s rights, we will protect it with weapon by announcing a general mobilization, to the last drop of our blood we have. And we have constituted a skillful and resistant government. The situation can be dangerous; we are ready to maintain our rights. We will provide what our people need so that we have appointed a minister of war, minister of finance, minister of foreign Affairs and a sheikhulislam.’’

After Aras Turkish Republic was founded, they started to organize an army. They appealed the 9th Army Commander Colonel Rüştü Bey, Whose troops hadn’t left the area, to give them weapon and ammunition. Colonel Rüştü Bey reported the newly founded Aras Turkish Republic and their demands to 9th Army Corps Commander Yakup Şevki Pasha with the following telegraph;

1-    The elder people of the area have gathered and founded a government, called Aras Turkish Government, centered Iğdır. There are a government president and a government delegation of six members. They have decided to maintain their presence in the area. On the other hand they have enlarged and support militia forces.

2-    They want to take charge of our border soldiers after our withdrawal from the region, in case there would be an Armenian attack. They also demand some supply, weapon, ammunition of Nakhichevan, Nuraşen and Ecmiyadzin(Üçkilise) zones. They also request five-shoot rifles as most of their rifles are broken or damaged.

3-    The temporary government, elder people of the region are in such as Cihangirzade İbrahim Efendi, demands their requests to send to Kamerli. They want have your permission.

       Aras Turkish Republic Government was organizing an army at the North of Aras, especially in Vedibasar,Kamerli because people of the region hadn’t moved yet. They were all Muslim-Turkish people. After the government realized that Armenians began to prepare for another slaughter, Cihangirzade İbrahim Bey started a preparation of an army in Iğdır. Five units of cavalry were prepared there. They also appointed an experienced officer and ten corporals, who loved their country and nation, from Ottoman Army.

‘’Muslim people prepared an army here, called ‘’Forces of Nation’’. There are four troops and there are four battalion in each troop and there are 400 soldiers and 25 cavalryman in each battalion.’’ said Mehmed Muhittin Bey, delegate of Iğdır.

            Spirit of National Struggle in Iğdır needed weapon and ammunition and Aras Turkish Republic Government demand the following requests from 9th army Commander Yakup Şevki Pasha:

 

1-    2 cannon batteries with their cattle

2-    2 cannons from Ottoman Army (which belongs to us)

3-    50 machine guns

4-    Ammunitions for them

5-    Enough Officers for them

6-    40 officers and 40 sergeants as teachers for our soldiers

7-    10,000 bombs and 50,000 Russian five-shoot rifles

8-    Enough clothes for soldiers

9-    Medicals, wagon, car and tires, harnesses

10- Leave us 400 tons stocked supply, 100 tons for Iğdır, 100 tons for Şerür, 100 tons for Kamerli. Nakhichevan government is collecting supplies, if it is not prevented, we can’t have any supplies.

11- 250,000,000 manat (belongs to Mehmet Ali Pasha’s responsibility) 

12- Kamerli,Şerür,Nakhichevan City halls’ money

13- 200,000 manat ( belongs to Iğdır City hall)

14- Yerevan consul Nuri Bey’s more than 1000 rifles (they were put in care of him)

15- Leave us telephones

16- One divisional Army until we are safe.

17- A commission consisting of nations for peace and to decide borders

18- Until peace, until the border is decide, we shouldn’t let the Armenians to go.

 

 

 

 

                                                                             Signature

                                                                President of Government

                                                                                Emir Bey Ekberzade

                                                                                             Aras Turkish Government

 

 

 

 

Iğdır, Yerevan and Nakhichevan regions knew how brutal Armenians were. They didn’t forget Armenian bands’, supported by Russia, attacks and slaughters in 1877-1878 Ottoman-Russian war. After that date, Armenians went on their attacks whenever they got a chance. When Ottomans got the control of the region in the First World War, Muslim Turks had chance to breath in 1918. During the negotiations of The Armistice of Mudros, the possibility of Ottoman’s withdrawal from the region was spreading. But Turkish State was trying to help its cognates, no matter how hard conditions it was in, because most of its lands were captured and Ottoman Army had to leave the area. They were organizing people secretly. They were providing region people weapons and provisions.

Yakup Şevki Pasha, the 9th Army Corps Commander, was establishing and financing Aras Turkish Republic. They tried everything to protect Muslim Turks from numerous armed Armenian bands. All preparations were to defend from Armenian attacks and slaughters. They had started at the North of Aras. They started to break into Muslim-Turkish villages in Yerevan, Nakhichevan, and Vedibasar. Iğdır was also in danger again. Armed Armenian bands took the control of the west part of Iğdır, Kiti (Çalpala), Küllük (area of Alican/malkara bridges). Armenians, who had massacre people at the east Anatolia, joined them. The condition was worse than in past years.  Anatolia was being captured by European countries. The state and country was in danger and crisis. Armenians, who were supported by European countries, was ready for rebellion. Russians had plans to break into Anatolia by arming Armenians.

In these conditions, Turkish people stood up to protect their lives, their honors, and their country. Iğdır centered Aras Turkish Republic was announced in these conditions.

Everyone wanted weapon. Aras Turkish Republic’s presidency appealed 9th Army Commander Yakup Şevki Pasha again. They demanded 2 cannon batteries, machine rifles, ammunition, 2 doctors, medicals, clothes for Militia forces and some supply.

Aras Government wanted help from Ottoman State to protect lives, honor, and uprightness.

After withdrawal of the Ottomans from the region officially, the Great Britain was in the region as Allied powers. And the British didn’t interfere in the small temporary founded government and its meetings; however they didn’t want Turkish people joined together and became a big power in the region. They were working secretly. They wanted to facilitate Armenians’ irruption by revolting Kurdish Tribes between the areas Musul and Kerkük. They also wanted to weaken our Second Caucasian Army. Iran was left to the British with the same way, propagandas of Armenians. The condition was blocking South Azerbaijan Turks to reach Nakhichevan and Eastern Anatolia. Unconscious statesmen of Iran wanted Turkish state to be disappeared in that era. After First World War, Iranian government wanted the lands up to the Fırat River, which was border in Fatih Sultan Mehmet’s reign and BC Part-Rome borderby following the requests of the British.

After Turkish Army’s withdrawal from the region according to Mudros, Armenians began massacring Muslim-Turks cruelly in Oltu,Kars,Iğdır, Nakhichevan. Armenians created armed massacre unities in Söregel, Zengibasar, Vedibasar, and Nakhichevan ( West of Yerevan) where Muslim population was dense. They thought these places as an obstacle to reach the East Anatolia. The situation was fatal. Istanbul government appointed Kazım Karabekir Pasha to 15th Army Corps Commandership Erzurum on 24th February 1919.Kazım Karabekir came to Erzurum and began his mission on 3rd May 1919 after long important preparations in İstanbul.

The actions between 1918 and 1921 in one of the important chains of our War of Independence, Caucasus front (Batum,Çıldır,Kars,Erzurum,Iğdır,Yerevan and Nakhichevan) were specified as ‘’Our Independence War’’ in Kazım Karabekir’s official records. According to Kazım Karabekir Pasha’s memories:

 Infarity captain Halil, lieutenant (lowest ranking army officer) Osman, Lieutenant Edip and artillery Lieutenant Naci Efendi were to get Nakhichevan to manage operations. Captain Halil Efendi was a commander in National Forces in that area. He was a brave officer who knew the area. He wanted this mission again. And he was in Beyazıt. I instructed him in Erzurum with a call up. I had organized a troop from teenagers of Nakhichevan (1918). I disciplined Armenians in the region. My commands were to defend the attacking Armenians, to expand the organization, to begin to control the region with the local council government and to move after my next command. 

A French Colonel came from Yerevan on 2nd July (1919). He came to visit me. His name was Despriyer. He was polite and clever. He said: ‘’Italians are going to occupy Batum on 3rd July.’’ Italians were going to occupy Caucasia supposedly after the withdrawal of the British from that area. He was to go to France tomorrow (3rd July) from Trabzon. I told him our national decision and our strength. I said ‘’ If justice is justice, Turkey will provide. If justice is power, Turkey will also provide.’’ He promised to work for Turkey in Paris.

Intelligent branch of the General Staff declared the following summary of declaration in Istanbul press today (3rd July). Twelve people Armenian delegation came to our town from Caucasia this time to tell requests and demands of Armenians.

The delegation presented a report, which was a definite document, to the peace conference. The summary of the report:

1-    As there isn’t Armenian population, it is impossible to become a great and wide government as Armenians has thought before.

2-    Shortage of money is felt in Armenia. If there isn’t financial assistance, it’s not possible for Armenian Government to keep up its life.

 

             Although Armenians attacked to Büyük Vedi village on 5th an 6th, they were defeated and left. There were 800 dead and 1200 wounded soldiers. Turks got 2 artillery and six machine guns and some plunders. Armenian officer general’s secret command of the operation was also taken. The command was to kill all the Muslims and to throw them into Aras River. There was General Mayor Şolkonikof’s signature under this command.

           After the event, two British officers came and told: ‘’ we are going to make peace between Armenians and Muslims. And the artilleries belong to the British Forces.’’   Then they took the artilleries and went.

          After Armenians captured Kars,Ardahan, Nakhichevan,Şerür and Iğdır region, they started to tell obviously that ‘’We are going to kill all the Muslims and there will not be any Muslim on the Earth.’’ 18

        An Armenian translator came to Beyazıd from Iğdır with a British First lieutenant to contact with administrative supervisor of Beyazıt on 5th July 1919.

  In a report, which was given to American delegation on 25th September 1919; Armenians slaughtered Muslim people in three villages in Kamerli region. And they threw them into Aras River. This event frightened the Muslim Turks in the region, and they left their properties and goods, then run away over mountains and took refuge in other Muslim villages. Bruki Tribe, from Revan region -Gor, Ömerulaya and Süfla, Abbas, Şiran, Rihan, Çığan and Burhanlı- was afraid of Armenian cruelty and 5545 people of 100 family took refuge in our borders. Armenians wanted Muslim people to deliver their weapons in Iğdır region on 10th-15th July. At first Sürmeli, Gelgel, Karabulak, İncesu, Harebe villages accepted and gave their weapons. After Armenians got these weapons, they killed the leaders of them. After this event 70 villages of Iğdır region refused to give their weapons. Thereupon Armenians raided the Muslim villages and slaughtered Muslim people. Armenians raided Tavusgün village (today’s Gedikli/Tuzluca) in Molla Ömer(Mollakamer/Tuzluca)  and killed and slaughtered people on 12th August 1919. Armenians gathered men from Yukarı Katırlı and killed all of them on 13th August 1919. And in these days, they killed all men in Aliköse(Ali Hoca)c(Aliköse/Tuzluca),Parçanız(Perçinis)(Yüce Otak/Tuzluca) and Hamurkesen. They raided 21 villages in Iğdır and killed Muslims they caught. They took away women naked Ecmiyadzin.

 Armenians attacked from Serdarabad in December, 1918. Hacı Mirza Beğ’s150 cavalrymen and 1500 soldiers (public army) fought back in Iğdır. Armenians lost a lot of soldiers. And there were also a lot of wounded soldiers. While Armenians escaping they attacked and slaughtered people in villages near Aras River.

__________________________

18   Nihat Çetinkaya Iğdır Tarihi p. 107

Southwest Caucasian Government (Mu­vak­ka­tai Milleye) was founded in Kars on 17/18th January 1919. Council of Ministers appointed Mehmet Beğ (Araslı), who was from Iğdır/Karakoyunlu/Hüseyin Town, Kars as the governor.

The British, who never tolerated a powerful union in the region, raided on the parliament with 12000 Scottish and New Zealander soldiers. They killed two people. They expelled everybody to Malta except Minister of Foreign Affairs Fahrettin Erdoğan, who was in Erzurum, and Minister of Interior AliRıza Ataman. Mehmet Beğ Alibeyoğlu was expelled,too.

Cruel, brutal, bloody Armenian attacks seemed endless between 1918 and 1919. They were leaving bloody wounds to 1919’s spring. Besides the attacks to Zengibasar, Gernibasar, Vedibasar they were continuing the slaughters in Iğdır without stop.

The names of the seven villages were Kulubey, Kerim Arkı, Canfeda, Kazancı, Küllük, Yağcı (Yaycı) and Kiti. They collected the leaders of Iğdır region and sent them to Kırkbulak and Ecmiyadzin, and they never came back. This event afflicted local people. Armenians raped women and took them away nakedly. These were the reasons to protect Muslim people. 555 people from Surmeli, Karabaçlı, Yağlırağa, Iğdır region and Zilan Tribe emigrated into our borders.

Nakhichevan and sides of Aras River were the areas, where Turks had been living, were an important bridge between Anatolia and Turkish lands. As Armenians knew it clearly, they didn’t want any Turkish villages in their future Turkey-Armenia border. Russians’ and the British’s politics were the same, too. Armenians were slaughtering and expelling Turks with the support of mentioned states.

Armenians raid on villages in Zengibasar region and killed people on 19th June 1920. They also caught and killed all people who were trying to escape to Aralık. Armenians attacked Oba village (in Iğdır) and gathered local people in a stable and burned them on 17th September 1920. Moreover they attacked Yaycı village and slaughtered all the people who were unarmed and children or old. They raided on Hakmehmet village and put the villager into water well and slaughtered them.

Armenians raided Serdarabat Town Hacıbayram and Hayırbeli villages and killed unarmed villagers (even children,the old and women)at night on 27th June 1920. They caught villagers, who were trying to escape, and killed them, too. Most of the people got drowned in Aras River.

On 2nd July 1920 Armenians attacked Tuzluca region and killed 300 Muslims. Armenians raided Çunkanlı and Banuki Muslim Tribes Who and slew them at the foot of Mount Agrı.

Armenians slew people in Şahat Çukuru( left side of Aras River) and Sürmeli Çukuru (right side of Aras River) between Mount of Ağrı and Alagöz Mountain with the support of Russians and the other states.

            On 14th November 1920, our army attacked and saved Iğdır region from Armenians. Defeated Armenians in all fronts declared that they accepted the terms of peace in Kazım Karabekir’s Headquarters in Gyumri on 17th November 1920. Treaty of Gyumri was signed on 2nd /3rd December 1920.

H. Ekber Tufan (Meleki) told the progress of founding Aras Turkish Republic:

‘’ In November 1918, 9th Army‘s telegraph was delivered to Mehmet Muhuttin Bey in Iğdır. Then he came to Iğdır Government Committee and told about it. Our government had to gather in Kamerli. Mehmet Muhuttin Bey, Eşref Bey and I, Ekber Ramazan (Ali Ekber Tufan) were elected as congressmen from Sürmeli (Iğdır) town. And we went to Kamerli.60 congressmen came here. After the withdrawal of Turkish Army from this region, we decided to found a Temporary Aras Turkish Government to keep the control of the region according to Wilson Principles. After the preparation of a constitution, election was started. Iğdır was determined as centre for government on 18th November 1918 as it was close to Turkey.’’

Finally Ahıska temporary government on (09th October 1918), Aras Turkish Government (on 3rd November), Kars Islamic Council (on 5th November) were founded in Aras region to protect the country. First Kars Congress was held on 15th November and elected temporary delegation (8 people). Second Kars congress (Kars Islamic Council Big congress) was held on 30th November and National Council Government was founded. Aras and Ahıska Governments joined National Council as branches.

 

 

ARAS TURKISH GOVERNMENT NATIONAL DEFENCE FORCES19

A-   IĞDIR

 

1-    Hacı Mirze Beğ’s Troop: It was also called ‘’National Forces’’. There were 1500 soldiers there were also cavalrymen in the troop.

2-    Ismail beğ’s Troop from Küllük: Ismail Beğ created a special forces. He got his reputation from the battles against Armenians.

3-    Nağdeli Beğ’s Troop from Aliköçek (Iğdır)

4-    Kasım Beğ’s Troop from Oba village

5-    İbrahim Beğ’s Troop from Ağaver (Iğdır): Ibrahim Bey had 100 soldiers.

 

______________________________

19Nizamettin ONK Kafkasya’dan Anadolu’ya Iğdır Tarihi p.205

 

6-    Melekli Forces: It was the biggest power of Aras Republic. The town was an important place. (The Town’s population was 4000). H. Ekber Ramazan (Tufan), Zöhrap Bey (Makinist), Cevat Han (Settar Han), Şahhüseyin (Turan), Meşhedi Esat (Oğan), Seyfullah Çatak, Meşhedi Allahverdi (Yılmaz), Hacı İbrahim (Artantaş) Rıza Kulu (Turan), Ferman (Varol), Demirbaş were important figures for this force.

7-    Han Ali’s son Muhammed’s Troop from Günde

 

 

B-   KARAKOYUNLU

 

1-    İbişoğlu Meşhedi Ekber’s Troop: Hacı Abbas Toktamışlı, Şeyh Ali Gölalı, Hacı Ramazan Polat, Hacı Ahmet Şıktaş, Hacı Kerem Şıktaş, Hacı Emrah Güzel were important figures for this troop.

2-    Hüseyinkent, Seferkulu, Şıracı, Gökçeli, Bayatdoğanşa Villages

3-    Kacardoğanşalı: Süleyman Abbasoğlu, Oğlu Deli Abbas (Aydın) Kelbelayı Behlül (Bağır-Uşağı), Ali Hacı Abbasoğlu were important figures. They  fought against Armenians in Taşburun region.

4-    Dize (Koçkıran): Feyzullah (Davutlu), Meşhedi Abbas Özer (Davutlu), Süleyman Sinco (Çetinyol) were important figures for this troop.

5-    Kerimbeyli: İbrahim Ezo Oğlu, Meşhedi Samed (Sofuoğlu), Nabatlı (Aktan)  were important figures for this troop.

 

C-   ARALIK

 

1-    Koçak Nesip (Çiftlik) ‘s Troop

2-    Meşhedi Bilal (Toksöz/Mirzehanlı)’s and Kelbelayı İsmail’s Troop

3-    Ramazankent: Abbas Ali (Nevruzzade) and Esat Kuluzade

4-    Ortaköy: Abuzeroğlu Ali, Abuzeroğlu Hüseyin kardeşler. K. Ayvaz (Ekinci), Hacı Muhammet Ali (Demirkol)

5-    Hasanhan, Öküzlü Villages Forces.

 

D-   KULP (TUZLUCA)

 

Ayrım Oymağı: Pervanut (Gaziler) Hasan Ali’s son Şamil (Ayrım) Beğ’s forces. There were 250-500 soldiers in this force. The forces contain of people from Oğurca (Uğurca), Güllüce villages (Tuzluca) and Aşağı Erhacı, Ağaver, Sarıçoban and Küllük villages  (Iğdır). They were in Ayrımlı Tribe. And they were in contact with Ali Rıza (Ataman)’s forces in Kağızman.

 

E-   OTHER FORCES

 

1-    Hamit Beğ’s Troop: There were 300 cavalrymen.

2-    Ali Mirze Beğ’s Troop: 200 soldiers were in that troop in Pamuk Mountain and Suveren (Ergov).

3-    Hacı Tahir Ağa’s Troop: leader of Radikanlı Tribe

4-    Tayfur Alioğlu’s Troop: leader of Bürikanlı Tribe

5-    Ahmed-i Şemo (Hun)’s Troop:

 

FORCES AT THE LEFT SIDE OF ARAS RIVER (SAHAT ÇUKURU/ÇUKUR-U SAHAT)

 

1-    Zengibasar Forces: The plateau at the south of Revan(Yerevan). Captain Ali Muhittin Beğ organized Zengibasar Troop. There were 37 villages. Şeyh Kasım, Hacı Recep, Hacı Manaf, Muhammet Şöllü, Esat Beğ were important figures in the trop.

2-    Gernibasar Forces: Hudayar Kasımoğlu was important figure in that troop.

3-    Vedibasar Forces: Abbasgulu Beğ Hanbabaoğlu (Şadlinski) Abbasgulu Beğ, Hacı Tahmasb, Şemidin Beğ, İsmail Usupoğlu, Sultan Mecit Han, Küçük İsmail were important figures in that troop.

 

 

 

NAKHICHEVAN

There was a troop in Nakhichevan. It was organized by Kazım Karabekir on 7th August 1918. The commanders of the troop were Captain Halil Beğ and Kelbi Ali Han.

One of the important branches of Aras Turkish Republic was Nakhichevan Council Government. And its president was Ali Ekber Hamzaoğlu. The other members were Allahyar Beğ and Hasan Beğ.

Sekerek National Organization: Elekber Katta (Muhtar/Kethuda) Ağabala Meşhedi Hüseyinoğlu, Elekber Sadıkov, Necef Ennağıyev, Musa Mehdiyev, Kelbelayı Elekber Hüseyinov, Süleyman Kerbelayı Hasanoğlu, Rıza Haydarzade were important figures.

Noraşin-Şerür-Derelegez Forces:  Fetullah Beğ, Yeniceli Meşhedi Elesker, Meşehedi Hüseyin in Noraşin were important figures. And Hacı Hamza, Şahüseyin Beyli, Tağı Bey, Ahmet Sefibeyli, Tağı Efendi, Necef Ennağızade, Hacı Mehralı Bey in Şerür region defended the area aganist Armenians.

 

ARAS TURKISH GOVERMENT’S BORDERS

           Aras Turkish Republic was ruling towns and villages in the area  between Alagöz/Elegöz mountain and Mount of Ağrı. Aras River divides the plain into two halves.(Sahat Çukuru-Sürmeli Çukuru). The towns’ names in the region:

1-Kırkbulak Region: (Today’s Abovyan province.)There were 32 towns. İyindüz, Garagala, Gedergöl, Küzecik, Güllüce, Garaceyran, Tecerabad, Bezekli, Arzap, Norinus, Damcıl, Katikut, Guylu, Gızılgala, Tezharap, Babacur, Damagirmez, Dellekli, Kengan, Göykilise, Yaygı, Çobangerekmez, Azaklar, Muradtepe, Arzın.

2-Zengibasar Region: (Today’s Masis province.)There were 8 settlements .Hesenağa, Sinnik, Garaçalar, Ozanlar, Dercan, Yenikent, Ceferabad, Beybudağ,  Ali Kuli Uşağı, Melik Ahmedlu, Kuananlu Muskanlu, Temursnuskanlu, Balagasanlı, Hidirli, Gelcik, Bahtiyarlu, Şahverdilar, Eyvazlar, Kadilu, Kök-Kala, Gurdisilu, Mazra, Novlu, Şurnuha, Şamsuz, Kurtkalag, Cibiklu Verneye, Cibuklu Nijneye, Hallava, Mamedlu, Georcih, Cıldir, Ain, Mistan, Karagaç, Çardahlu, Halaç, Gacilu, Usublu, Kercanlu, Karagaç 2,ilu, Polatlu, Artiz, Giok-Yol, Farican, Saldaş Toroslu, Kalacih, Mazitlu, Zor, Mehrilu, Çaralu, Seytas, Dağbaşi, Karıgışlah, Hesen Ağa

3- Garınbasar Region: Today’s Kamerli region.There were 48 Turkish villages. Mesimli, Taytan, Bayrameli Kışlağı, Gulagsis, Zöhraplı, Kurtkent, Şefnabad, Gırbuzovand, Başkerin, Mirmollaehmet, Kakavus, Şehriyar, Şogaib, Eyraniseufla, Kerpiçli, Abdallar, Kurba-gala-ulya, Ellice, Buralan, Sultantepe, Ezizli Eli Sorki, Gelokend,(Kolikent/Aralık/Iğdır) Garahacılı, (Karahacılı Aralık/Iğdır) Hıdırlı,(Aralık Iğdır Adetli village) Elaltı, taraşköy, Eligızıl, Bulakbaşı, (Karakoyunlu/Iğdır) Bayramlıkent, Purçe,(Pirço/Saraçlı/Aralık/Iğdır) İmamverdi Galası, Terekemeler

4- Vedibasar Region: Today’s Ararat region.There were 33 villages. Reyhanlı, Şirazlı, Garalar, Sarayı, Çatgran, Garabağlar, Culfa, Garabağlar-Yıya, Tala-Savan, Şahbazlı, Zencirli, Punnut, Şorsu, Daçnov, Hesengala, Caferli, Ortuk, Belican, Keşekli, Ababsabat, Eligızlı, Muradabad, Elnabad, Eligrağı, Kündük, Bahçacık, Hemut, Gızılveren, Zimmi, Musacık, And, Gazancı, Hosrof, Hash

Vedibasar, Çığın Deresi, Milli Deresi ve Çanakçı Deresi boyu yerleşen kentlerden ibarettir. Çığın Deresinde; Heyranis,Küsüz, Çimenkent, Garabağlar, Camişbasan, Ezizikent, Aşağıcamışbasan, Garagoyunlu, Bahçacığı, Garatoprağ, Ağbulag, Hıdırellez. Milli Derede; Çatma, Kotanlı, Ağasıbeyli. Çamakçı Deresi’nde; Şahablı, Gedirli, Garaguzey, Zincirli, Esli, Gaşga, Çanakçı, Ceferli.

       Vedibasar Aran Kentleri: Büyük Vedi kentinden Aras Çayına kadar ve Aras Çayı boyunca uzanan geniş bir arazideki yerler. Büyük Vedi, Küçük Vedi, Almehmet, Şirazlı, Çatkıran, Reyhanlı, Avşar, Develi, Çemberek, Arzadeyen . Aran Kentleri İrevan’dan Nakhichevan arasından Baku’ye uzanan güney Kafkas demir yolu hattı.

5-Şerür Region: Today’s Nahçıvan (Sederek Area)

6-Sürmeli Region: Iğdır region (Left side of Aras River) Yaycı, Oba, Küllük, Ahmehmet (Hakmehmet/Iğdır) ,Kasımcan (Iğdır), Arapkirli (Bayraktutan/Iğdır), Kuz Ovudan (Kuzugüden/Iğdır),SarıÇoban (Sarıçoban/Iğdır),Ağaver(Iğdır), Surmalı, (Sürmeli/Tuzluca) Kaçancı (Kazancı/Iğdır Merkez), Najdalı (Necafali/Iğdır), Amarat (Çakırtaş/Iğdır), Malaklü (Melekli/Iğdır), Kazıkışlak (Kadıkışlak/Iğdır), Iğdır Mava, Sultan Abad,(Iğdır) Argacı 1 (Erhacı/Iğdır), Argacı 2, Argacı 3, Karakoyunlu, Zülfükar (Iğdır),ÜseyinKendi (Hüseyin Kendi/Karakoyunlu), SafarKulu, (Seferkulu/Karakoyunlu), Çannag Abad (Cennetabat/Karakoyunlu), Aşağı Dıça, Yukarı Dıça, Gasan Han (Hasanhan/Aralık),KarışBag(Kıraçbağ/Kırçiçeği/Aralık),Okuzli,KızılZakir (Akyumak/Iğdır Merkez), Kurbaklı, Dra Kendi, Parpi, Tapa Başi

7-Derekent Region Today’s Eşterek and Aragdz regions. There were 8 villages in this region. Garagunlar, Kiti,( Çalpala/Iğdır) Sürmeli, (Tuzluca/Iğdır) Aşık Hüseyin, (Tuzluca/Iğdır) Garabulak, (Karabulak/Tuzluca/Iğdır)

8- Saatlı/Sahatlı Region Today’s Hoktemberyan Region. There were 5 Turkish Villages. Helil Gışlağı,(Halil Kışlağı) Arman Kövşeni, Mirzehan, Başgışlağı

9- Talın Region Talın Region.There were 35 towns. Ağyanlı, Sıçanlı, Nadırhanlı, Pirmelek, Sutukulan, Ağakıcık, Mazarcık, Pirtikan, Garagala, Çiçekli, Pusağan, Çaltepe, Muştuhlu, Goruk, Parakend, Daşgala, Çortulu, Baburlu, Sadegli, Zerince, Aşağıdemircili, Sabuncular, Kılınyatağı, Kalaş, Bay-galası, Behlülkendi, Böyük Gızılgala, Göyercin.

10- Seyidli ve Ahsalı Region: Eşterek Talın Abaran region Hemserhed Region

11-Serdarabad Region Höktemberyan region. There were 9 towns. Reçber, Ceferhan, Dövletabad, İtköy, Abdulabad, Fatabad, Molla Bedel, Keçili, Ham.

12-Abaran Region Aparan (Abran) region. There were 60 towns. Gotur, Tezharab, Şabanlı, Haçbulağı, Gazanfer Köhne, Bitli,, Emirli, Yarbaş, Memişkend, Garabulag, Hamamlı, Girdalı, Cancık, Çilgöl, Şahguluolan, Porsuhlu, Çomuşlu, Ayrıbulag, Muncuhlu, Pembak, Günbaz, Sibitağı

13- Dereçiçek Region Ahtahrazdan region. There were 33 villages. Sevik, Kiçik, Ördekli, Alapapak, Bağat, Gonangörmez, Eşşekguduran, Çobangölü, Kegaç, Maman, Aydın, Şekerbaşı, Mushana, Sütükyan, Çiçekli, Pirpalıt, Zeynelağa.

14- Gölçay-Göyçe Region Nor Balazat-Kamo Basarkeçer-Bardine region. There were 90 villages. Buğtepe, Hacı Mumuhan, Allahverdibey, Üçtepe, Kerimkend, Yuharı Altuntaht, Aşağı Altuntaht, Demirci Pogas, Eyrice, Baş Gözeldere, Hancıgazoğlu, Gızlkilise, Böyükağa, Ağkilise, Göyçay, Sultaneli, Satanağaç, Kervansaray, Eyrice Kerimağa,Kend, Gamaser.

15-Dereleyez Region. There were 94 towns. It had 2972,3 Km2 area. Ahura-Hemzeli,Köverhesen,Sübhankent-Hevice-Maradık-Meşin-Yaycı-Cağazur-Haçik-Keledek-Kenizek-Veyseli-Agu-Dayerned-Arpa-Amağu-Çive-Gızılgör,Şekerbeyli-İyveniz-Bağçacık-Rind-Gozluca-Kesengör-Çanakçı-Keşişviranı-Umut-Hats-Ceferli-Gaşga-Enguri-Telsin-Havinçek-Ervilas-İyneli-Kerinüd-Abana,Kendi-Vartanes-Vahuseyni-Ağcavenk-Bemetüm-Ağkilise-Gızgalası-Goytul-Sederekhan -Meydan, Eli Gışlağı-EleyezKendi-Şahyurdu-Erdiş-Kemengelül-Şahyurdu-Şayi-Hors-Obagöy-Rüyerek-Keşişkend-Başgöy-Kesnek-Yenice-Vartayub-Morzav-Ergez-Maliki-Çağatay-Dedeli-Ehili-Soyulan-Kotanı-Goçubey-Galabey-Pürhesenli-Gurdemir-Gümüşcük-Paşalı-Ahta-Gayalı-Garavemg-Muğanlı20

16- Ecmiadzin Region Gacılar, Molladursun, Tors, Kurakosunlu, Aca-Kala, Kirannı, Karamlu, Yayarlı, Patrınc, Ucan, Kovş, Avan, Karacalar, Magda, Dian, Taliş Akarak, Bahçacık, Karvansara, Yaşıl, Yuharı Ağca Kala, Aşağı Ağca Kala, Yuharı Karagommaz, Aşağı Karagommaz, Eşnak, Mehriban, Çihacı, Prind, Talın, Pir Magak, Pir Tikan, Aralıh

____________________________

20 Hesen MİRZEYEV-Dereleyez Mahalının Toponimileri Baku-2003

 

Although Aras Turkish Republic was short-term republic, it gave the determination of defend and fight for Turkish People in that circumstances. Furthermore it prevented Armenians to massacre more people. [51]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bibliography:

 

Acar Ziya Zakir – “Görenlerin Gözüyle Iğdır’da Ermeni Katliamı”

Abdullah GURBANİ “Bir Ömrün Nahışları”

Ali Eşref UZUNDERE” İnsanlık Suçu”

Çağatay BENHÜR “Sosyal Bilimler Dergisi Sayı: 21- 2009”

Cafer Kıyaslı “Ermeni Kültür Terörü”

Çetinkaya Nihat “Iğdır Tarihi”

İslam Eleskerzede-Nizamettin Onk-“Göyceli Aşık Elesker”

Ka­ra­be­kir Ka­zım, „İs­tik­lal Har­bi­miz“

 Kantarcı Dr. Şenol  “Ağrı Dağı Eteklerinde Yitik Canlar”

Kaşıkçı Nihat - Hasan Yılmaz “Aras’tan Volga’ya”

 ONK Nizamettin “Kafkasya’dan Anadolu’ya Iğdır Tarihi”

Yeniaras Dr.Orhan  “Kurtuluş Savaşında Kars ve Çevres”

 

 

                                            

 

 

 

Sempozyum: II. Uluslararası Aras Havzası Sempozyumu 13-15 Aralık 2011 Iğdır

Kitap: 2012 Erzurum Iğdır Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü Yayınları No 1



[1]     İnsanlık Suçu Ali Eşref UZUNDERE Türk Tarih Kurumu Basımevi Ankara

[2]     Dr. Şenol KANTARCI Ağrı Dağı Eteklerinde Yitik Canlar

 

[3] Abdullah GURBANİ “Bir Ömrün Nahışları” Baku 2005 s. 23

[4] GöyceliAşık Elesker İslam Eleskerzede-Nizamettin Onk 1987 Ankara Kültür Bakanlığı Yayınları

[5] Elviye-i Selese: Elviye-i Selâse, Osmanlı döneminde Batum, Kars ve Ardahan livalarının (sancak) ortak adıydı. “Üç Liva” (elviye livanın çoğuludur) anlamına gelir. Bu tabirin, özellikle 1878’den itibaren kullanıldığı söylenebilir. Bu üç sancak, 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı)’nin ardından yapılan antlaşmayla Çarlık Rusyasına bırakıldı. 3 Mart 1918’de imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması’yla yeniden Osmanlı topraklarına katıldı.

[6] Dr. Orhan Yeniaras Kurtuluş Savaşı Yıllarında Kars ve Çevresi s. 110

[7] Nihat ÇETİNKAYA Iğdır Tarihi s.97

[8] Nihat Çetinkaya Iğdır Tarihi s. 98

[9] Nihat Çetinkaya Iğdır Tarihi s. 98

[10] Vedibasar: AzerbaycanIn şehirlerinden biridir. 1930 Yılında kurulmuştur. 1968 Yılında Emenliler tarafından ismi Ararat olarak değiştirilmiştir. Arazisi 1399 km karedir. Deniz seviyesinden yüksekliği 850-100 metredir. Vedibasar şehrinde 75 yerleşim yeri mevcut idi. XIX asırda burada yaşayanların tamamı Azerbaycan Türkleri idi. XX Asırda Ermenilerin işgallerine karşı Abbasgulu Bey ve destesi yıllarca mücadele etmiş. 1936 yılında şehir iki parçaya bölünmüştür.1948 Yılında tekrar birleştirilmiştir. 1964 yılında şehir lağvedilerek şehir tamamen Ermenileştirilmiştir.

[11]Nahçıvan veya resmî adıyla Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti (Azerice: Naxçıvan Muxtar Respublikası), Azerbaycan'a bağlı ancak Azerbaycan ile sınırı olmayan özerk bir cumhuriyet Nahçıvan'ın, kuzeyi ve doğusu Ermenistan ile güneyi ve batısı da İran topraklarıyla çevrilmiş olup, batısında yer alan Türkiye ile on üç kilometrelik bir sınırı vardır. Bu sınır bölgesi Türkiye tarafından Dilucu olarak adlandırılmakta olup, Türkiye ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayan yol Dilucu'nda Aras Nehri üzerine inşa edilen Hasret Köprüsü'nden geçmektedir.

[12] Şerur Rayonu (Azerice: Şərur rayonu), Azerbaycan'da, Nahçıvan Özerk Cumhuriyetinde rayon. Merkezi Şerur şehridir. İran ve Ermenistan'la sınırdır. Rayon, 1930 yılında kurulmuştur. İsmi, 1964'e dek Noraşen Rayonu olarak kalmıştır. Sonra, adı İliç Rayonu ve daha sonra ise Şerur Rayonu olarak değiştirilmiştir. Rayon’da en yüksek dağ 2.775 metre rakımı olan Kalınkaya'dır. Rayonda çok sayıda tarihi anıt vardır.

[13]Ecmiyadzin: Eski Tür yurdu. Şu andaki Ermenistan sınırlarında bir şehir.

[14] Sürmeli: Iğdır ve ilçelerini kapsayan bölgenin adıdır. (Sürmeli Çukuru)

[15] Revan: Revan, eski Türk yurdu. Saat Çukuru içinde bulunmaktadır. Aynı ismi taşıyan Revan Hanlığı Türkler tarafından ayını yerde kurulmuştur. Merkezi günümüzdeki Erivan şehrini başkent olarak seçen ve 1747 ile 1828 yıllarında faaliyet gösteren hanlıktır.

[16]Guli Cevher Ağa, 18. yy sonlarına doğru Diyarbakır üzerinden Sürmeli Çukuruna gelip yerleşmiştir. Torun ailesindendir. Guli Cevher Ağa’nın Kolikent (Aralık İlçesi) köyünde kümbeti bulunmaktadır. Guli Cevher Ağa, döneminde saygın biri olarak etrafına 114 oba toplanmıştı. Türk kaynaklarında adı Cefer Bey’dir. Guli kelimesinin anlamı ise yaşlılar arasında şu şekilde rivayet edilmektedir. Guli Cevher Ağa, soyluluk ve asalet belirtisi olarak saçlarını uzatır ve saçlarının kuyruk kısmını örermiş. Kürtçe guli kelimesi şaç örgüsü anlamına gelmektedir. Bir diğer rivayete göre Guli Cevher Ağa, araba dolusu gülü sokaklardan geçerken dağıtırmış. Böylece Güllü ve Guli olarak isimlendirilmiş. Guli Cevher Ağa’nın Eleşref (Ali Eşref) ve Mahmut isimli iki oğlu varmış. Ali Eşref Babasının hanlık yönetimini üzerine almış. Ali Eşref Bey General rütbesine sahipmiş. 1917 Bolşevik İhtilalı olunca Troçki, Ali Eşref Bey’i kendi tarafına çekmek için elçiler gönderdi. Ancak Ali Eşref Bey, Ben Müslüman’ım, komünist idarenin içerisinde yer alamam diye cevap vermiş. Kazım Karabekir Paşa ile yakinen görüşen Ali Eşref Bey, Ramazankent (Aralık İlçesi) köyüne yerleşmiş ve 1928 yılında ölmüştür.

[17] Dr. Orhan YENİARAS Kurtuluş Savaşı Yıllarında Kars ve Çevresi

[18] Dr. Orhan Yeniaras Kurtuluş Savaşında Kars ve Çevresi

[19] Dr.Orhan Yeniaras Kurtuluş Savaşında Kars ve Çevresi

[20] Türkiye'de, Atatürk devrimine değin Sümer-Babil-İbrani-Süryani-Arami Tişri den gelme ad ile Teşrin-i Sani olan ayın adı Cumhuriyet'ten sonra İkinci Teşrin, İkinci teşrin olarak kullanıldı, 10 Ocak 1945'te kabul edilen 15 Ocak 1945'te yürürlüğe giren ve dört ayın adlarını değiştiren yasa ile ayın adı Kasım yapıldı. Anadolu'da, bu yasa çıkmadan yüzyıllar öncesinden beri halk yılı, Kasım, Kasım Günleri ve Hızır, Hızır Günleri diye ikiye ayırır, Hızır Günleri 6 Mayıs günü ile başlar ve Kasım'a dek sürer. Bir başka iddiaya göre ise, adın "koç katımı" ya da "katım ayı" olarak bilinen dönemin bu aya denk gelmesidir.

[21]Muharrer:    Tahrir olunmuş. Yazılmış. Yazılı. (Muharrer: İyice azadlanmış, tam hürriyetine kavuşturulmuş demektir ki; ibadette muhlis veya mâbed hâdimi yahut da dünyadan azade manalarıyla da tefsir edilmiştir)

[22] Makarr-ı hükümeti: Hükümet Merkezi

[23] Hükümet-i mezbureye: yetkili hükümet

[24] Havf: Korku, Korkma

[25] Esbab: Sebep, lazımlar, vasıtalar

[26]   Umur-u Şer’iyye:  Şeriat İşleri

[27] Matlup: İstenilen, aralanılan, talep edilen

[28] Muhteli hudut: Kale veya hudut muhafızı

[29] Medar: Sebep, vesile

[30] Gayri mesellah: Gayri Müslim

[31] Muktazî Lüzumlu olduğu taayyün etmiş, anlaşılmış

[32] Taayyün: Meydana çıkmak, aşikar olmak, belli başlı ve itibarlı görünen insanlardan olmak

[33] Elyevm: Bugün, Hala

[34] Telgrafta adı geçen Aras Türk Cumhuriyeti Harbiye Nazırı seçilen Cihangiroğlu İbrahim Bey, 17/18 Ocak 1919 Tarihinde Kars’ta kurulan Cenub-i Garbi Kafkas Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Kars’ın kahraman Türk evladı, rahmetli Cihangirzade İbrahim Bey’dir.

[35] Kalbi yaralı, yüreği kanlı. Mükedder, mağmum

[36] Nihat Çetinkaya Iğdır Tarihi s. 107

[37] Tefrik: Birbirinden ayırmak, seçmek, ayırt etmek, ayrı kılmak

[38] Rüesa: Reisler, reislik yapanlar. Başkanlar., ileri gelenler

[39] İstihbar: Haber sormak, haber almayı istemek.

[40] Oba Köyü katliamı, Yetkili mercilerden izin alınarak, Ulıusal Basın önünde 1/ 2 Mart 1986 Yılında Atatürk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Enver KONUKÇU, Cevat BAŞARAN, Iğdır Kaymakamı Halil ULUSOY, Belediye Başkanı Orhan AĞIRKAYA ‘nın girişimleri ile kar yağışı altında 10 saatlik bir kazıdan sonra Ermeni çetelerince katledilen 90 Türk vatandaşına ait kafa ve iskelet kemikleri ortaya çıktı. Bulgular Görgü tanığı Sakine AKSU ifadesi ile birleştirilince; Ermeni çetelerinin; “Tandır Damı Katliamı” gerçek boyutlarıyla ortaya çıkmıştır. Oba Köyünde olay yerinde toplu mezarlık ve 13 Eylül 2005 yılında da okul yanında Iğdır Valiliği tarafından bir anıt mezar yapılmıştır.

[41] Iğdır’ın 12 km. kuzey-batısında yer alan Hakmehmet köyünde 1919 olayları sırasında katledilen Türklere ait köylülerin Uzun Hüseyin Kuyusu dedikleri kuyu-mezardır. Iğdır’da 5–7 Ekim 1999 tarihlerinde düzenlenen “21.Yüzyıla Girerken Tarihe Dostça Bakış: Türk-Ermeni İlişkileri Uluslar arası Sempozyumu” çerçevesinde gerçekleştirilen kazı çalışmalarına 6 Ekim’de başlanmış ve çalışma şartlarının güçlüğü nedeniyle kazı 7 Ekim’de de sürdürülmüştür. Kazı çalışmaları Atatürk Üniversitesinden Arkeolog Prof.Dr. Cevat BAŞARAN, Dr. Ali YALÇIN TAVUKÇU, ile Arş. Gör. Ertan KÜÇÜKEFE ve Hacettepe Üniversitesi’nden Antropolog Yard. Doç. Dr. Yılmaz ERDAL’dan oluşan teknik ekip tarafından yürütülmüştür. Çalışmalara Hakmehmet köylüleri de katkıda bulunmuşlardır. , İtalyan Tarih Bilimci Prof. Dr. Stefeno TRİNKHESE, Avusturyalı Tarih Bilimci Prof, Dr. Eric FAYCIL ve BCC Televizyonu’nun da bizzat katılımıyla toplu mezar kazısı iki gün sürmüş,  83 kişiye ait kafatası ve iskelet kemikleri çıkarılmıştır. Canlı şairlerinden Abbas GÜNEŞ’İN anlattığına göre; Köye Ermeniler tarafından baskın yapılmış, erkekleri toplamışlar ve kurşunlayarak kuyuya atmışlar. Iğdır Valiliği tarafından 2003 yılında Anıt Mezar yapılmıştır.

[42] Serdarabat, Hacıbayram ve Hayırbelli yerleşim yerleri Aras’ın sol sahilinde bulunmaktadır. Eski Türk köyler.

[43] Osmanlı arşiv belgelerinden ve olayları bizzat yaşamış olan şahıslardan alınan bilgiler neticesinde Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Tavus / Gedikli köyünde Ermenilerin yaklaşık 150 civarında Müslüman’ı katlettikleri tespit edilmiştir. Gedikli/Tavusgün köyü toplu mezar kazısı 27 Mayıs 2003 tarihinde Türk ve yabancı bilim adamı ve basın mensupları önünde gerçekleştirildi. Kazının henüz başlarında ortaya çıkan görüntü kazıda bulunan yerli ve yabancı gözlemcilerin hafızasından oldukça uzun bir süre kaybolmayacak gibiydi. Manzara, katliam sırasında biri üç yaşında diğeri yedi yaşlarında iki çocuğuna sarılmış ve Ermeniler tarafından kafatası ikiye ayrılmış anne ve çocuklarının iskeletlerinin görüntüsüydü…

[44] Nihat ÇETİNKAYA- Iğdır Tarihi

[45] Gümrü Anlaşması: TBMM ile Ermenistan arasında 3 Aralık 1920 yılında yapılan anlaşmadır. Kazım Karabekir Paşa Başkanlığında Türk Heyeti Gümru’de Ermeni Heyeti ile bu anlaşmayı imzaladılar. Buna göre Türkiye’nin doğu sınırı, Aras Irmağı-Çıldır Gölü hattı olarak tespit edildi. Ermeniler Sevr Anlaşmasına attıkları imzayı geri çektiler. Gümrü Anlaşması ile Arpaçay’ın Aras ile birleştiği yerden Dehne boğazı’na dek Türk-Ermeni sınır hattı oluyordu.

[46] Hacı Ekber Tufan 1870 doğumludur. Asıl lakabı Meşedi Eli Ekber Mazanoff’tur. Babasının adı Hacı Ali Asker, dedesinin Hacı Ramazan’dır. Melekli köylü olan Hacı Ekber Tufan, Milli Mücadele yıllarındaki yararlılık­larına karşın, 1926 yılında uygulamaya giren Bey ve Ağa sürgün kanununda ismi listeye alınmıştı. Hacı Ekber Tufan, Nahcıvan üzerinden Bakü’ye kaçmış, bilahare İran’a giderek ken­disi gibi sürgünden kaçan Ali Mirze Bey’den yardım ve ilgi görmüştür.

 

[47] Nizamettin ONK Kafkasya’dan Anadolu’ya Iğdır Tarihi s.205

[48] Hacı Mirze Bey, Iğdır’ın en büyük mahallelerinden biri olan Iğdırmavalı’dır. Fazıl Baykal (1954-1956) Iğdır Belediye Başkanı’nın babası kerbelayı Cafer Kulu ve amcası Tüccar Meşhedi Abbas’ın amcalarıdır. (N. Onk)

[49] Alikamerli Kadir Günde’nin babası.

[50] Hesen MİRZEYEV-Dereleyez Mahalının Toponimileri Baku-2003

[51] İngilizce: Can ÇOBAN

Üye Girişi